Türkiye’nin çorbasıyla ünlü şehirleri

Kahvaltı, öğle ya da akşam yemeği… Öğün değişse de çorbanın yeri hep baş köşede. Her bölgenin kendine has lezzetlerini taşıyan özel illeri ve çorbalarından bahsedeceğim.

Ensonhaber.com
Özel İçerik
10.01.2019 17:46

Aybüke SENGİR/ [email protected]

Türk mutfağında çorbanın öğün vakti yok. Kimimiz  sadece yemeğe başlangıçta içiyoruz, kimimiz ise başlı başına bir öğün olarak tüketiyoruz. Kahvaltı niyetine içen bile var. Ne olursa olsun çorbasız yemeğe oturmadığımız bir gerçek. Ülkemiz yöreden yöreye değişen yüzlerce çorba çeşidiyle oldukça zengin bir mutfağa sahip. Geleneksel tadıyla çorbalar mevsim ne olursa olsun yüzlerce yıldır soframızdan eksik olmuyor. Kültürümüzde ayrı bir yeri olmasına karşın, yazın yayla ve ayran aşı, kışın mercimek ve tarhananın dışına pek çıkmıyoruz. Oysa onlarca çeşidini barındırıyor Türk mutfağı...

TARHANA, ÇORBALARIN ATASI

Tüm çorbaların atası “Tarhana”. Buğdaylı, nohutlu, mercimekli, yoğurtlu, sütlü, ekşili, acılı, erişteli, köfteli, etli, sebzeli çorbayı, içindeki malzeme yöreden yöreye mevsimden mevsime değişse de yüzlerce yıldır geleneksel tadıyla soframızdan eksik etmedik. En bilinen ve en sık yapılan çorbaların arasında; Şehriye Çorbası, Ezogelin, Süzme Mercimek, Yayla, Tarhana, Domates ve Sebze Çorbası geliyor.

GERDAN ETİNDEN BEYRAN ÇORBASI: GAZİANTEP

Gaziantep’te kış soğuğunda bir tas beyran içilmeyen bir gün yaşanmamış sayılabilir, hatta güne beyran ile başlamak esas. Geceden gerdan eti lif lif olacak gibi pişiyor. Sipariş üzerine bakır sahanda yağda cızlatılan haşlanmış pirinci üzerine bu lif lif etler konuyor, üzerine de kepçe kepçe etin piştiği et suyu dökülüyor. Bol sarımsak ve pul biber. Sakın ola ki sizi yabancı görüp sarımsağı esirgemesinler, özellikle isteyin. Klasik adres sabahın erken saatlerinden itibaren metanet, çıkınca da karşıda Metanet katmen var. Sırtınız bir daha yere gelmez. Diğer güzel beyran yapan adresler. Kelebek ve Cıncık.

DOĞU ANADOLU’NUN VAZGEÇİLMEZİ: AYRAN AŞI

Yaz lezzetleri devam ettirmek isteyenler, sonbahar aylarında da kolayca Ayran Aşı’nı yapabilirler. “Özellikle yaz aylarında Güney, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yapılan Ayran Aşı çorbası soğuk olarak içiliyor. Taze veya kuru nane eklenerek daha ferahlatıcı hale gelen bu şifalı çorba kış aylarında da sıcak olarak hazırlanıyor. Yoğurtlu buğday çorbası olarak sunuluyor.

ATATÜRK DE BU ÇORBADAN İÇTİ: ECEVİT ÇORBASI

Kastamonu’ya gidince hem Ecevit çorbasını hem de kara çorbayı denemelisiniz. İlki Ecevit Çorbası. Adı politik bir tercih değil, adını İnebolu ile Kastamonu’yu bağlayan Ecevit geçidinden alıyor. Bir zamanlar Uzunöz köyündeki Ecevit Hanı yolculara bu çorbayı verirmiş, o yüzden çorba bu isim ile anılmaya başlamış. Atatürk Şapka ve Kıyafet Devrimi için 1925’te Kastamonu’ya geldiğinde ona da ikram edilmiş. Yoğurtlu olmasına rağmen yoğunluğu ve besleyiciliğiyle kış günlerine çok uygun bir çorba.

KASTAMONU’NUN MEŞHUR KARA ÇORBASI

İkincisi ise Kara Çorba. Pınarbaşı, Küre dağları civarında dağlardan toplanan karamuk ile yapılıyor. Karamuk Osmanlı mutfağında da kullanılan, eskiden kadın tuzluğu olarak bilinen yabani bir yemiş. Berberis olarak da bilinen bu yemiş dolmalık üzüm gibi koyu kırmızı ve oldukça ekşi. Nar ekşisi gibi ekşisi yapılıyor, ekşisi tavuk suyuna yapılan tavuk etli çorbaya katılıyor. Ekşinin rengi kapkara olduğu için çorbanın rengini de karartıyor, adı bu yüzden kara çorba. Tam bir şifa kaynağı. Bu çorbayı içen tük Küre dağlarını dere tepe kat eder.

İZMİR'DE ÖRDEK ÇORBASI İÇİLİR

İzmir’de kelle-paça işi çok yaygındır. Doğrusu da pek çok yerde harika olur ama İzmir’de benim önerim bambaşka olacak; Ördek Çorbası. Kemaraltı’nda bilenin bildiği, Hisarönü Camii’nin oraya girerken hemen sola dönünce kuytuda gizli esnaf lokantası Bizim Mutfak’ta ördek çorbası gününe denk gelmeyi ayarlamanız lazım. Salı ve Perşembe günleri unutmayın. Bazen ördek, kaz, hindi karışık da yapıyorlar. Çorbaya denk gelmeseniz de tüm yemekler denenesi.

BÜTÜN DÜĞÜNLER ADANA’DA YAPILSIN: DÜĞÜN ÇORBASI

Adana’nın bazı yerlerinde yüksük çorbası bazı yerlerinde de mantı çorbası olarak bilinen bu dehşet lezzetli çorba mis gibi geliyor bizlere. İçinde neler istersiniz peki? İçinde mantı desen var. Nohut desen o da var. Nane desen var. Halaylar çekilirken, davullar çalarken, hop hop hoplarken çorbalar gelir. Hatta yapımı tek başına çok zormuş. Köy halkından kadınlar bir araya gelerek bir sohbet aman efendim çaylar kahveler falan derken hop hazır oluverir düğün çorbası. Sonra tutulsun eller, dağıtılsın mendiller, çekilsin halaylar. Sadece düğünlerde değil, aynı zamanda cenazeler ve kalabalığın olduğu her yerde yapılıp dağıtılır.

KIŞ ÇORBALARININ ŞAHI: KIZILCIK TARHANASI-BOLU

Şifa kelimesinin karşılığı kızılcık tarhanası olsa gerek. Uçuk pembe rengiyle, mis gibi tereyağı ve sarımsak kokularıyla mayhoş kızılcık tarhanası kış çorbalarının şahı denilebilir. Bolu, Kastamonu civarında tüm esnaf lokantalarına ısrarla sorun.

KARADENİZ’İN YÖRESEL KARALAHANASI

Karalahana çorbası yapılırken çıkan kokuya aldanmayın, dünyanin en güzel yemeğidir. Yerinde taze lahanalardan yapılmışsa bir de tadından yenmez. Çorbayı muhakkak mısır ekmeği ve pul biber ile tüketin. Dolması olduğu gibi karalahanın çorbası da Karadeniz’in yöresel lezzetleri arasında.

İŞİN PİRİ TARHANA ÇORBASI’YLA UŞAK

Kış çorbaları deyince malum Uşak tarhanası ile meşhur, Uşak’ta ise bu işin piri Tarhana Baba. Acılı acısız ikisi de içi ısıtır, ama çorbasını içmişken paketle ve almak, hatta yaş tarhanasından da bir kutu eve götürmek lazım. Uşak’a yolu düşmeyenler ise internet adresinden sipariş verebilir veya ürünlerini marketlerde arayabilirsiniz.