Tarihte çatal bıçak ve kaşık kullanımı

Yerini başkasıyla dolduramadığımız, her yemek çeşidi için ayrı bir türünü kullandığımız sofranın gizli kahramanları onlar; çatal, bıçak, kaşık ve hatta chopstick. Bakalım hayatımıza nasıl girmişler...

Ensonhaber.com
Özel İçerik
11.10.2018 11:49

Aybüke SENGİR / [email protected]

Her şey insanın acıkmasıyla başlamadı mı? İlk insanlar yemeklerini elleriyle yerken, bıçak savunma amaçlı görüldüğü için kullanılan ilk yemek aleti de oydu. Ardından yemekleri ateş üzerinde pişiren insanoğlu, yemeği karıştırma, tadına bakma ihtiyacı hissedince kaşık ortaya çıktı. Mesels ilk kaşık bir dal ve bir deniz kabuğundan oluşuyordu. Sonrasında ise metal kaşığın ortaya çıktığını görüyoruz. En son artık gerekli gereçleri ürettikten sonra biraz rahat etme noktasında çatala merhaba dedik. Chopsticklerin tarihi ise M.Ö 5000’lere uzandığı için, insanoğlu elle yemeyi bıraktıktan sonra ilk choptickleri kullanmaya başladı diyebiliriz.

ÇATAL BIÇAK KAŞIK ÜÇLÜSÜ

Geçmişe baktığımızda çoğu zaman çatalın yemek masasında ne kadar da gerekli bir şey olduğunu unutmuşuz. Bizanslılar ilk çatallarını 10.yy’da kullanmaya başladılar mesela. Catherine de Medici (Fransa kraliçesi) bir davette Fransızlara çatalın aslında ne kadar kullanışlı bir şey olduğunu anlattığında 1500 ‘ün başlarıydı. Amerikada çatal kullanmak ancak 18.yy’da insanların aklına gelmiş. Çinlilerin kullandığı yemek çubukları ise M.Ö.200 – M.S. 200 yılları arasında Han hanedanlığı dönemine denk geliyor.

Modern dünyada çatal bıçak kaşık üçlüsünün modası 17. yüzyıl Fransız Kültürü’nün etkisiyle gelişti. İlk kaşık örnekleri Neolitik Dönemi’nin sonlarında (M.Ö 4500) ortaya çıktı. Muhteşem üçlünün sonuncusu çatal kalıntısı ise 14. yüzyılda Macar kraliçesinin kaşık sandığında ortaya çıkıyor.

ÇİN GELENEĞİ CHOPSTİCKLERi HAMALLAR BULUYOR

Uzak Doğu'da hala kullanılan yemek çubuklarına tarihte ilk olarak 5.000 yıl önce Çin'de rastlıyoruz. Çinliler, çok iyi pişsin diye yemeklerini çok küçük parçalara ayırarak pişiriyor, küçük taneli yiyeceklerini de ağaç dallarıyla tutarak yiyorlardı. Hatta chopsticklerin bir ortaya çıkış efsanesi var. Efsaneye göre hamallar özellikle öğle yemeklerinde zamanlarının az olması nedeniyle sıcak yemekleri hızlı yemeleri gerekiyordu. Sıcak yemeği elle yerken parmakları yanmasın diye dallardan kopardıkları çubukları kullanmışlar. Çubukla daha hızlı yemek yiyorlardı çünkü. Chopstiksin Çincesi “hızlı yemek” anlamına geldiği için Çinliler genellikle bu anlatıyı doğru kabul ediyorlar. Günümüzde Çinlilerle birlikte Japonlar Koreliler Vietnamlılar ve uzak doğudaki diğer halklar chopstick kullanma geleneklerini hala devam ettiriyorlar.

BIÇAKLARIN UÇLARI NEDEN SİVRİ DEĞİL HİÇ MERAK ETTİNİZ Mİ?

Kahvaltı ya da sebze soyma bıçaklarınızı bir düşünün. Hani şu uçları yuvarlak olanlar. Hiç merak ettiniz mi neden uçları sivri değil diye? 17. yüzyılda Fransa Kardinali Richelieu yüzünden. Burada iki rivayet var. Birincisi o tarihlerde hançere benzeyen ucu sivri bıçaklarla yemek yiyenler, yemek esnasında çıkan tartışmalarda birbirlerini yaralayabiliyordu. Bu yüzden ucu sivri bıçaklar yasaklandı ve bıçakların uçlarının yuvarlak olması şartı getirildi.

İkinci rivayet ise, yemeklerini bitirenler bıçaklarını kürdan gibi kullandığı için Kardinal Richelieu tarafından sivri uçlular 17. yüzyılda yasaklandı ve günümüzde halen kullanılan ucu yuvarlak bıçaklar üretildi.

İKİ UÇLU ÇATAL ANTİK YUNAN’DAN KALMA

Fark etmişsinizdir, normal çatalların üç tane ucu olurken, mangal gibi ocaklardan et almaya yarayan büyük et çatallarının iki tane oluyor. İki uçlu çatalın anavatanı Antik Yunan. O dönemde Antik Yunan'da ateşte kızartılan etleri almak için iki uçlu çatal kullanılıyordu. Hatta Romalılar da aynı çatalı kullandı. Ancak günümüzde yaygın olan biçim üç uçlu çatal. İki uçlu çatal şimdilerde Antik Yunan'a sadık kalınarak ateşten et almak için kullanılıyor ve et çatalı deniyor.

ÇATAL AVRUPA’YA İSTANBUL’DAN GELDİ

Avrupa'da ise ilk çatalı 14. yüzyılda, Macaristan Kraliçesi Klemans'ın eşyaları arasında rastlıyoruz. Peki çatal Avrupa'ya ilk olarak nereden geldi biliyor musunuz? İstanbul'dan! Bizanslılarla ticaret yapan Venedikliler, 11. yüzyılda Avrupa'ya getiriyor. Ancak çatal, ilk başta hiç de hoş tepkiler almıyor. Hatta Papa izin vermediği için çatal, Venedik'te bir süre uğursuz olarak bile kabul edildi. Rönesansla birlikte yaygınlaşmaya başladı. Böylesine olumsuz tepkiler alan çatal, aslında Avrupa sofrası için büyük bir devrim.

OSMANLI’DA ÇATAL,BIÇAK, KAŞIK

Osmanlı sofralarında genelde yemekler, çok pişirildiği için çatal, bıçak ve kaşığa gerek kalmadan eline aldığında dağılacak kıvamda olurdu; ta ki 19. yüzyıla kadar...

SOFRADA İLK KULLANAN PADİŞAH II. MAHMUT

Rönesans'ın etkileri Osmanlı'ya kadar uzanınca alışkanlıklarımız da değişmeye başladı. Bağdaş kurarak oturulan gösterişsiz sofralar ve elle yenilen yemekler gitti, yerine masada oturup çatal, bıçak ve kaşıkla yenilen yemekler geldi. Şatafatı seven padişahlar kısa zamanda bu yeni moda stili benimsedi. Çatal-bıçak ikilisini sofrasında ilk kullanan padişah ise ıslahatlarıyla ünlü II. Mahmut oldu.