Gebelik döneminde doğru beslenme için anne adaylarına öneriler

Hamilelik döneminde beslenme hem bebek hem anne sağlığı için oldukça önemli.

Bebeğin tek besin kaynağının annenin tükettiği besinler olduğu göz önünde bulundurulursa, anne adayının yediklerine oldukça dikkat etmesi gerekiyor.

Toplumda bilinen en yaygın yanlış uygulama ise, iki canlı olma ve annelik dürtüsü ile istenilenin yenilebileceği anlayışı olarak karşımıza çıkıyor.

Konu hakkında bilgi veren Diyetisyen ve Fitoterapi Uzmanı Buket Ertaş, anne adaylarına sağlıklı beslenme konusunda 9 öneride bulundu.

“Gebeliğin ilk üç ayında annenin ekstra kalori almasına ihtiyaç yoktur”

DHA’nın haberine göre; Ertaş açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Gebeliğin henüz ilk aylarından itibaren anne adayları fazla kalori almaları gerektiğini düşünür. Bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayamamaktan korkar. Ancak bu genellikle görülen bir durum değildir. İlk trimester dediğimiz gebeliğin ilk üç ayında annenin ekstra kalori almasına ihtiyaç yoktur. Normalde de sağlıklı ve düzenli beslenen bir anne adayı hayatına aynı şekilde devam edebilir. Bunun yanı sıra tabii ki hekim kontrolünde bebeğin gelişimi izlenmeli, beslenme uzmanından doğru beslenme eğitimi alınmalı ve hekimin verdiği takviyeler düzenli kullanılmalı.”

Gebelik döneminde doğru beslenme için anne adaylarına öneriler

“Kalorinin nereden geldiği çok önemlidir”

Annenin ekstra kalori ihtiyacı 4. aydan itibaren başladığı bilgisini veren Buket Ertaş, bebek gelişiminin hızlandığını ve annenin ihtiyaçları artmaya başladığını da vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak bu anne adayının her istediğini yiyebileceği anlamına da gelmez. Kalorinin nereden geldiği çok önemlidir. Esas meselenin doymak değil beslenmek olduğunun farkına varmak gerekir. İkinci trimester yani 4.-6. aylar arasında annenin kalori ihtiyacı yaklaşık 300-350 kkal artar. Bu da yaklaşık ekstra 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, 1 porsiyon meyve, 1 kâse yoğurt tüketimine denk gelir. Üçüncü trimester yani gebeliğin son 3 ayında ise ekstra kalori ihtiyacı 450 kkal’dir. Bu dönem annenin ve bebeğin en çok kilo aldığı dönemdir. Risk yok ise hafif egzersizler ve sağlıklı gıda seçimlerinin en önemli olduğu dönemdir.”

“Şeker ve insülin dengesizlikleri bebeğin yüksek kan şekerine maruz kalmasına sebep olabilir”

Ertaş, gebelikte sağlıklı beslenmek ve gerektiği kadar kilo alınmasını sağlamanın dünyaya gelecek olan bebeğin ileriki hayatında hastalıklarla savaşmasına katkı sunacağına değindi. Gebelik döneminde yapılan beslenme hataları ve doğru davranış biçimlerinin nasıl olması gerektiği konusunda da açıklamalarda bulunan Ertaş, rafine şeker tüketimi ile annenin kan şekerinde dalgalanmalar ve yükselmeler meydana gelebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Şeker ve insülin dengesizlikleri bebeğin yüksek kan şekerine maruz kalmasına sebep olabilir. Bu da hem annenin diyabet riskini artırır hem de bebeğin ileride veya doğumdan hemen sonra diyabete yakalanma riskini artırır.

Dondurulmuş ve konserve gıdalara dikkat

Dondurulmuş veya konserve gıdalar bozulma riski açısından tüketirken dikkatli olmalı. Özellikle kapağı şişmiş ve hava almış konserveler hemen atılmalı, her kavanoz ayrı ayrı kontrol edilmeli. Ayrıca saklama süresi ve koşulları besin kaybının yaşanmasına neden olabilir. En iyisi mevsiminde sebze ve meyveleri tercih edip riski en aza indirmektir."

“Gereksiz früktoz karaciğer yağlanmasının da baş düşmanıdır”

Meyvelerin bol miktarda vitamin barındırdığını ancak aynı zamanda gereğinden fazla tüketildiğinde kan şekeri yüksekliğinin, göbek çevresi yağlanmasının başlıca nedeni olabileceğinin de altını çizen Ertaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aynı zamanda gereksiz früktoz karaciğer yağlanmasının da baş düşmanıdır. Özellikle kan yapması için tüketilen kuru meyveler annenin diyabet riskini yükseltiyor olabilir.

“Anne adayları içmek istediği her çayı hekimine danışmalı”

Uterus hareketlerini hızlandırmasında etkili olan, fitoöstrojenik etki gösteren bitkiler konusunda ekstra dikkatli olunmalıdır. Özellikle düşük tehdidi bulunan anne adayları içmek istediği her çayı hekimine danışmalı.”

Ertaş, açık satılan veya kış çayı gibi farklı bitki karışımlarının tağşiş riski sebebiyle daha fazla risk taşıdığını aktardı.

“Yumurtaya dokunduktan sonra mutlaka elleri bol su ve sabunla yıkamak gerekir”

Patojen bakterilerden korunmak ve enfeksiyon riskinin önüne geçmenin bu dönemde oldukça önemli olduğunu hatırlatan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, “Bu risk sadece ette değil yumurta kabuğunda bile vardır. Yumurtaya dokunduktan sonra mutlaka elleri bol su ve sabunla yıkamak gerekir. Dışarda yemek yenilecek ise etin mutlaka iyi pişmiş olmasını söylemek gerekir. Mümkünse salata yerine iyi pişmiş sebze tercih edilmelidir.” diye konuştu.

Gebelikte hızlı kilo artışının önüne geçilmesi gerektiğini hatırlatan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, “Fazla kilo almak ve gebelik diyabetinin oluşma riskini minimize edebilmek için evde sıkılmış olsa bile meyve suyunun, hamur işlerinin tüketimi sınırlandırılmalıdır.” dedi.

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinde brucella başta olmak üzere birçok patojenin barınma riski olduğunu ifade eden Ertaş, çiğ sütü evde kaynatmanın bazı patojenlerin öldürülmesinde etkili olmayabileceği uyarısında bulundu.

“Tek yönlü beslenmenin malnutrisyona sebep olabileceği unutulmamalı”

Sağlıklı olan her gıdaya sofrada yer vermenin önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, “Gün içerisindeki öğün dağılımları, haftalık yemek planlaması mutlaka farkındalıkla ve gıda çeşitliliği olacak şekilde yapılmalı. Bu sayede anne ve bebek için gerekli olan bütün vitamin ve minerallere erişilmiş olunacaktır. Tek yönlü beslenmenin malnutrisyona sebep olabileceği unutulmamalı.” dedi.

Gebelik döneminde doğru bir şekilde diyet yapılması gerektiğini belirten Ertaş, gebelikte yapılabilecek en doğru diyet listesi kişiye özel olmalı uyarısında bulunarak mutlaka bir uzmandan yardım alınması gerektiğini de önemle vurguladı.