Kerem Kınık: Orman yangınlarında riskleri azaltma imkanımız var

Kerem Kınık: Orman yangınlarında riskleri azaltma imkanımız var

Esra Elönü'nün programına katılan Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, orman yangınlarıyla ilgili yapılabilecekleri anlattı.

Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, 24 TV'de yayınlanan Esra Elönü'nün sunduğu Arafta Sorular programına katıldı.

Programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kınık, 28 Temmuz'da başlayan ve yoğun müdahaleler sonucunda günler sonra kontrol altına alınan orman yangınlarına değindi.

"YANGIN RİSKLERİNİ AZALTMA İMKANIMIZ VAR"

Afet temelli risk analizi yapan ilgili yerlerin ifadelerine göre iklimsel bir zemin olduğunu belirten Kınık, şunları söyledi:

"Afet temelli risk analizi yapan ilgili yerlerin ifadelerine göre iklimsel bir zemin var. Havanın yüksek sıcaklığı, nemin düşüklüğü ve rüzgarın yüksekliği. Bu üç unsur bir araya gelince zemin yangınlar için çok müsait bir hal alıyor. Bundan sonra artık riskler devreye giriyor. Doğaya kullanılıp atılmış bir şişe camının büyüteç vazifesi görerek oradaki güneş ışığıını odaklayarak yangına çevirmesi. Bugün bazı afet bilimciler dünyanın bu yeni dönemde 'Yangınlar Çağı'na girdiğini ifade ediyorlar. Özellikle yağış rejimlerinin değişmesi bunu tetikliyor. Bütün bunlara rağmen riskleri azaltma imkanımız var. Bireysel olarak yapabileceğimiz şeyler var.

"BÜYÜK BİR ALANDA MÜCADELE VERİYORUZ"

Özellikle ormana yakın yerlerde oturan, ormanın içerisinde yaşayan insanların, ormancılık yapan kişiler, bir şekilde ormanla içli dışlı olan kişiler açısından baktığımızda bizim alabileceğimiz tedbirler var. Bugün gerçekten büyük bir alanda mücadele veriyoruz. Çok ciddi bir mücadele bu. Yangın bölgelerinde, 8 farklı vilayetimizde, yaklaşık 160 noktada 1000 civarında Kızılay çalışanımız var. Eleştirmek isteyen için elverişli bir kurum. Zaman zaman haksızda eleştiriyorlar. Bunlarla mücadele etmek tabii ki kolay değil. Çünkü bazen gerçekler algıya algılar gerçeğe dönüşüyor. Her şeyin bir tansiyonu vardır. İnsanın, ailenin, milletin, toplumun bir tansiyonu vardır, bu tansiyonu yükseltmemek lazım tansiyonumuzu her koşulda normal tutmamız lazım. Mutalaka belli bir tonusta olması lazım. Böye afet dönemlerinde özellikle dahada dikket etmek lazım."

Kerem Kınık: Orman yangınlarında riskleri azaltma imkanımız var

"O GECE ETTEN DUVAR ÖRDÜK"

15 Temmuz gecesinde ailesi ile zor anlara tanıklık ettğini de anlatan Kınık, "15 Temmuz'un olduğu akşam sınıf arkadaşım Medaim Yanık'ın çocuğunun kına gecesi vardı. Tam o sırada bu darbe girişimi oldu. Medaim'le konuştuk, ne yapalım, neyi koruyalım. Medaim dedi ki bu memlekette şu an korunması gereken en önemli şey kim Cumhurbaşkanımız. Tamam dedim, bizim çocuklarda kına gecesindeydi. Ben Atatürk Havalimanı'na geçtim, Medaim de çocukları alıp geldi. Biz hep beraber orada Cumhurbaşkanımızın devlet konuk evinin önünde etten duvar ördük.

"BÜYÜK OĞLUM GAZİ OLDU"

Büyük oğlum Muhammet Furkan Ümraniye tarafındaydı, gel oğlum geride dul yetim kalmasın dedim onu da çağırdım. O da gelirken köprüde yaralandı, gazi oldu. Geçti ama hafif bir şekilde yaralandı. O gece Medaim'im dayısının oğlu şehit oldu, eşimin yeğeni şehit oldu, oğlum gazi oldu. Biz F-16'lar inip çıkarken oradaydık. Bütün Kızılaycılara sokağa çıkıp milletimize destek olması talimatını verdim." diye konuştu.

Kerem Kınık: Oğlum 15 Temmuz'da gazi oldu

"İNSAN ETİ AĞIRDIR"

Son günlerde yaşanan mülteci tartışmalarına ilişkin de konuşan Kınık, "Öncelikle dünyada insanların sayısı artıyor. Artan nüfuslar daha çok şehirlerde yaşamaya başlıyor. Şu an dünyada aktif 40 savaş var. Bu aktif 40 savaşın oluşturduğu korku ile evini bırakıp gitmek zorunda kalan insan sayısı 80 milyonu geçti. Bu afetlerin etkisini kentlerde çok net görebiliyoruz. İnsan eti ağırdır, bu birinci dereceden akraba için de geçerli olabilir. Eğer yüksek bir ahlaki değer olmazsa ve empati duygusunu yeterince çalıştırmazsanız, size sığınan mültecilere, sınırlı kaynağımızı bölüşecek insanlar geldi içgüdüsüyle bakarsınız.

"BİZ GÖĞSÜMÜZÜ GERE GERE ALNIMIZ AÇIK 'BİZ VARIZ' DİYEBİLİYORUZ"

Bizim geleneğimizde ölümden kaçan birisine soru sorulmaz. Türkiye'nin insancıl politikasından dolayı 'Küresel vicdanın temsilciğini kim yapıyor' dediğinizde biz göğsümüzü gere gere alnımız açık 'Biz varız' diyebiliyoruz. Biz neden mücadele ediyoruz? Bu insanların bayrama gitmesini eleştiriyorlar. Bu insanların o topraklara girip çıkması lazım ki ülsiyeti devam etsin. O insanlar bayrama gittiklerinde gülmeye eğlenmeye gitmiyorlar. O toprağa vefat etmiş akrabalarını ziyarete gidiyorlar. Bizim iktidarıyla muhalefetiyle akademisiyle sanat camiasıyla medyasıyla özel sektörüyle vs. yapmamız gereken şimdiye kadar olduğu gibi insancıl duruşumuzu muhafaza etmek." dedi.

Kerem Kınık: Orman yangınlarında riskleri azaltma imkanımız var #1

"HER BİR KAN İÇİN ÜÇ FİDAN DİKMEYE KARAR VERDİK"

Kızılay'ın çalışmalarından ve gelecek planlarından da bahseden Kınık, "Her bir kan bağışı için biz 1 fidan dikiyoruz. Geçen sene 2,5 milyon fidan diktik Orman Genel Müdürlüğümüz ile. Bu sene şöyle bir karar verdik her bir kan için üç fidan dikelim yani 7,5 milyon fidan dikelim kararı verdik. Bunun için bizim gönüllülerimizi seferber edeceğiz. Vatanımızı yeşillendirmek için gönüllü olacağız. Kızılay güçlü bir yapı ve büyük bir teşkilat. Kızılay milletimizin hizmetinde. Bağışçılarının desteği ve gönüllülerinin katkılarıyla ayakta duran bir yapı. Bugün dünyadaki kendisine benzeyen ulusal cemiyetler içerisinde de hatırı sayılır bir yerde. Biz gönüllüğü yaygınlaştırmak bir müessese olarak toplumumuza hizmet verebilecek bir modele sokmaya çalışıyoruz." ifadelerine yer verdi.