Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi

Sel felaketinden sonra en zorlu geceyi geçiren vatandaşlar, yıkılan binalardaki arama çalışmalarını gözü yaşlı takip ediyor. Aileler, yakınlarından gelecek iyi haberi bekliyor.

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi

Kastamonu'nun Bozkurt ilçesi sel faleketiyle sular altında kalırken, yıkılan bina çevrelerinde arama kurtarma ekiplerinin hummalı çalışması sürüyor.

Sel sularına gömülen binalarda mahsur kalanlar, yüksek kat ve çatılara sığınarak kurtarılmayı bekliyor.

Vatandaşlar ise haber alamadıkları yakınlarının yaşadığı binalarda saatlerdir nöbet tutuyor.

"ÇOCUKLARIM YOK, TORUNLARIM YOK..."

Dünden bu yana oğlundan, gelininden ve torunlarından haber alamadığını söyleyen Ayşe Kalabalık (67), “Yıkılan binada yaşıyorlardı. Gelinim de yok, çocuklarım da yok. Torunlarım var, onların da evini sel bastı. Onlardan da haber yok. Ben kaçtım, onlar kaçamamış. Çocuklarım yok, torunlarım yok, gelinim yok, oğlum yok. Allah’ım yardım et, Yarabbi.” dedi.

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi #1

"İLK DEFA BÖYLE BİR ŞEY GÖRDÜM"

30 yılı aşkındır Bozkurt’ta yaşadığını söyleyen Kalabalık, “Böyle bir şey hiç görmedik. Ben böyle bir şeyi ilk defa yaşıyorum. 67 yaşındayım, ilk defa böyle bir şey gördüm.” diye konuştu.

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi

"UYKU UYUYAMIYORUZ"

Yeğeninden ve yeğeninin 2 çocuğundan saatlerdir haber alamadıklarını ifade eden Sultan Ergün ise “Ablamın kızı ve iki çocuğuna dünden bu yana ulaşamadık. Onlardan haber alamıyoruz, tek derdimiz onlar. Biri 4 yaşında, biri 11 yaşında. Onlardan haber alamadık. Sabahı ettik, sokaklardayız bu gece. Uyku uyuyamıyoruz. Herkese yalvarıyoruz. ‘Kepçeyle gidelim, evi gösterelim’ dedik. ‘O sokakta arama kurtarma botları var’ diyorlar ama bir şey yok. Hala bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi #2

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi #3

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi #4

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi #5

Kastamonulu vatandaşların acı bekleyişi #6