Fikirci Bey yazdı: İSRAİL ŞERİATÇILARININ LAİK SAVUNUCULARI

Fikirci Bey yazdı: İSRAİL ŞERİATÇILARININ LAİK SAVUNUCULARI

Fikirci Bey bu yazısında Türk solunun Filistin davasına bakışının yıllar içerisinde nasıl değiştiğine dikkat çekiyor.

Fikirci Bey yazdı: İSRAİL ŞERİATÇILARININ LAİK SAVUNUCULARI

Yeniler bilmez, eskiden Filistin davası Türk solunun sahiplendiği bir dava idi. Filistin’de de zaten iki sol fraksiyon, Arafat’ın Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Habbaş’ın Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Filistin davasının önde gelen örgütleriydi. Hatta bizim bazı solcuların orada “şehir gerillacılığı” eğitimi almışlıkları bile vardır.

Zaman içinde gerek kendi hataları gerekse İsrail’in çarpıtmaları ile bu iki örgüt de işlevsiz hale geldi ve davayı başından beri ciddiyetle ele alan Müslümanlar omuzladı.

İşte Türk soluna ne olduysa ondan sonra oldu. Filistin davasına destek bizim sözde solun İslamofobisine ve Arap düşmanlığına yenik düştü. Zaten radikal sol da ya PKK’ya yazıldı ya da başımıza sözde çevreci kesildi. Ama her zaman bildik ki mesele ağaç değildir.

Sonuçta anti-emperyalizmin asıl sahibinin Batı ile aşk nefret ilişkisi yaşayan, hem onu birebir taklit etmeye çalışan hem de ona emperyalist diyen şaşkın solcular değil, dindar insanlar olduğu gerçeği pratikte de kendini gösterdi.

Şimdi ABD/AB’den Türkiye’ye müdahale etmesini isteyen bizim sol ve ABD’nin Kuzey Irak ve Suriye’de kendilerine bir garnizon devlet kuruvermesini bekleyen PKK hala anti-emperyalizm “kasıyor”.

Siz şimdi bakmayın meclisteki bütün partilerin siyaseten doğruluk adına Filistin davasına sahip çıkmış gibi bildiri imzalamalarına, 15 Temmuz ertesi Yenikapı milli mutabakatına katılan muhalefetin daha bir hafta geçmeden nasıl çark ettiğini ve darbeye tiyatro demeye, FETÖ’nün bildirilerini mecliste okumaya başladığını gördük.

Zaten tepedekilerin yarım ağızla İsrail’i kınamalarının ne kadar samimi olduğunu anlamak istiyorsanız tabanın sosyal medya paylaşımlarına bir bakın.

Hemen “200 milyon Arap’ın nasıl da birkaç milyonluk İsrail’e yenildiklerinden, çünkü Müslüman ve gerici olduklarından, ilim bilim bilmeyen Bedeviler olduklarından” dem vuran yılların temcit pilavı yeniden sofraya sürüldü. Hiç kimse o “zaferlerin” İsrail + İngiltere + ABD tarafından kazanıldığını, bugün bile bu haydutlara kimsenin direnemediğini görmek istemedi. Yine İsrail’in nasıl da ilimle bilimle meşgul olduğu, kızlarını okula gönderdiği, başlarını örtmediği için Arapları yendiği bilimsel gerçekleri birer birer tekrarlanıp “imanlar tazelendi”.

Hatta daha ileri gidip son olaylarda doğrudan Filistinlileri suçlayacak kadar izansızlar bile çıktı. Her sene Ramazan’da İsrailli yobazların rutin olarak başlattıkları saldırılara Hamas’ın İsrail’e attığı ve fakat nedense hiçbir zaman hiçbir yere isabet etmeyen füzelerinin neden olduğu iddia edildi. Yani hırsızın katilin hiç suçu yoktu.

Oysa siyasi gerçeklik hiç de öyle değil:

İsrail 2 yıl içinde 4. kez seçime gitti. Ancak ne Netanyahu ne de muhalefet hükümeti kurabilecek çoğunluğu elde edebildi. Sistem gereği hükümet kurma görevi zorunlu olarak Netanyahu'ya verildi.Aylardır Netanyahu’yu on binlerce İsrailli protesto ediyor. Yıllarca pavyon fedaisi faşist ortağı ile zar zor iktidarda kaldığını herkes biliyor. Netanyahu ve hempalarının saldırgan siyasetini bizzat İsrailliler bile desteklemiyor.

Yani İsrail’in Mescid-i Aksa saldırısını bir şeriatçı yobaz Yahudiler bir de bizim İslamofobik, Arap düşmanı ırkçı laik faşistler destekliyor.

Ne acı bir gerçeklik…

@kalemciler