Çağının ötesinde bir Osmanlı ressamı: Abdülcelil Çelebi

[email protected]/ Batılılaşma hareketlerinin başladığı Lale Devri’nin en güzel eserlerini bırakan Osmanlı minyatür sanatının büyük temsilcisi Levni’nin eserleri, çağın çok ötesinde bir sanatı ortaya koyuyor. Kıvrak bir zekânın ürünü olan, bu minyatürler Osmanlı'da saray yaşamına ışık tutuyor.
Lale Devri'nin en tanınmış minyatürcüsü Abdülcelil Çelebi, minyatür sanatına derinliği ve perspektifi getirmiş, pek çok yeniliğe öncülük etmiş bir sanatçı.
Levni, Topkapı Sarayı'ndaki nakkaşhanede tezhip öğrendi, daha sonra da II. Mustafa zamanında sarayın başnakkaşlığına getirildi. III. Ahmet döneminde de bu görevini sürdürdü.
Saray atölyelerinde çalışıp minyatürler yaparak hayatının sonuna kadar görevini sürdüren Levni haremdeki kadınları resmettiği minyatürleriyle de dikkat çekiyor.
Sütunlu, yuvarlak bir kemer altında oturmuş, tef, miskal, nefesli bir saz ve ud çalan dört genç hanımın olduğu minyatür sıcak, samimi bir ifade taşır ve neşeli bir müzik duyulacakmış gibi hissettirir. Oldukça zarif bir görünümleri ve duruşları var.
Levni ‘Atalar Sözü Destanı’ adlı kitabında yalın bir dil kullanarak her kesime hitap etmeyi amaçlamış. Bu destanda atasözleriyle çalışkan, dürüst, iyi huylu, tok gözlü, bilgili ve hünerli olmayı öğütlemiş.
Dolgun, iri ve gölgelendirmeli fırça kullanımı ile sağlanan hacimli figürlerle pastel tonlara ağırlık verilmesi önemli üslup yeniliklerini ortaya koyuyor.
Lale Devri'nin insanı olmasından dolayı, minyatürlerinde daha çok eğlence sahnelerini işledi. Onun eserlerinde bir mahremiyet de söz konusu.
Levni, kuşkusuz 18'inci yüzyılın ilk otuz yılına damgasını vurmuş bir sanatçı olarak karşımıza çıkıyor.
Perspektif, resmettiği insanların kişisel özelliklerini yansıtmaya verdiği önem, resimdeki renk ve kompozisyon uyumu Osmanlı Minyatür sanatı için oldukça önemli yeniliklerdi.
Nakkaş Levni’nin, batılılaşma hareketlerinin hız kazandığı Lale Devri’nde minyatür sanatını klasik üsluptan çıkartarak yeni bir sanat anlayışı ortaya koyduğu bir gerçek.
Ününü daha çok ressam olarak yapan, minyatürleriyle tanınan Levni'nin bir başka yanı da, Aşık Ömer'in etkisinde kalmış bile olsa, bir halk ozanı oluşu. Bir örnek olarak çiçeğe arı arıya asel şiiri pek bir ünlü.
Levni'nin yalın bir kalemi olduğu gözleniyor. Basit bir anı, muhteşem bir şekilde tüm gerçekliğiyle işliyor.
Klasik Osmanlı minyatür resmindeki kadın figürlerine yepyeni bir bakış açısıyla yaklaşan Levni, kadını yaşamın içinde, cinsel kimliğiyle, çok ustalıklı çizgilerle, nüanslarla ve olağanüstü bir hayal zenginliğiyle yansıtmış.
Boyasız fon üzerindeki bu tek figür ‘kadın’ çalışmalarında Levni’nin gözlemciliği, çizgi ve nakış ustalığı, pastel tonlardan oluşan renk beğenisi açıkça belirir.
Levni tarafından çizilen insan figürleri, oldukça ifadeli yüzlere sahiptir. O duyguyu verir insana.
Şair Vehbi'nin, III. Ahmed'in şehzadelerinin 1720'deki sünnet düğünün anlatan Surname'sini süsleyen minyatürleri Levni'nin en ünlü eserleri arasında.
Bu minyatürde bir Levni var: Oturuşun çizimine ve baktığı tarafa dikkat...
Lale Devri’nde sanatını icra etmesinden dolayı, eserlerinin konusu genelde eğlence sahneleri ve sahneleri zenginleştiren kadınlar olmuş.
Fatih Sultan Mehmet...
Levni’nin ilk büyük çalışması Dimitri Kantemi’nin Osmanlı Tarihi ile ilgili kitabı için II. Mahmut’a kadar hüküm süren 22 padişahın portreleri olarak karşımıza çıkıyor.
Kadınlar; Müslüman, Hıristiyan, şehirli, saraylı ve köylü olarak karışık bir yapıya sahip. Mesela bu minyatürde detay ve yüz güzelliği bakımından en ince ayrıntılarıyla işlenen resimde; figür beyaz teni, küçük zarif yüz hatları, kınalı ayak parmaklarıyla güzel ve cazibeli olduğunun farkında olarak gösterilmiş
Orijinalleri günümüze gelmediği için kitaptaki gravürlerinden bilgi edinilen bu portrelerde padişahlar otururken gösterilmiş.
Levni’nin metne bağlı olmadan hazırladığı portrelerde Nakkaş Osman’dan beri süren geleneksel oturma şekli görülür. Dörtte üç cepheden resmedilmiş padişahların başları hafif sağa ya da sola dönüktür.
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni
Levni