Birleşmiş Milletler: İdlib kan gölüne dönebilir

Birleşmiş Milletler: İdlib kan gölüne dönebilir

BM Suriye Krizi Bölgesel İnsani Yardım Koordinatör Yardımcısı Mark Cutts, İdlib'de 3 milyondan fazla sivilin savaş alanında kapana kısıldığını ve bölgenin kan gölüne dönebileceği uyarısında bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Krizi için Bölgesel İnsani Yardımlar Koordinatör Yardımcısı Mark Cutts, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, İdlib'de yaşanan insani krize ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İdlib'e sınır ötesi insani yardım operasyonları kapsamında günlük 50 tır yardım gönderdiklerini belirten Cutts, BM'nin amacının bunu günlük 100 tıra çıkarmak olduğunu söyledi.

Cutts, isim vermeden Esad rejimi ve destekçilerinin saldırılarının 1 milyondan fazla sivili, Türkiye sınırına göçe zorladığını ifade etti.

İdlib'in savaş alanına dönüştüğünü vurgulayan Cutts, "İdlib'de 3 milyondan fazla sivil savaş alanında kapana kısıldı. Kuşkusuz ki bu bölgede gerçek bir kan gölü, gerçek bir sivil katliamı göreceğiz." ifadelerini kullandı.

"SURİYE'DE DEVASA BİR KORUNMA KRİZİ VAR"

Cutts, Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaşın başından bu yana İdlib'dekine benzer bir sivil göçün yaşanmadığını aktararak, "Suriye'de devasa bir korunma krizi var." dedi.

"TÜRKİYE, İNSANİ YARDIMLARA EN BÜYÜK DESTEKÇİ"

Türkiye'nin halihazırda dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yaptığını, bunların 3.6 milyonunun Suriyelilerden oluştuğunu ifade eden Cutts, "Türkiye, daha fazla mültecinin geldiğini görmek istemiyor." diye konuştu.

Cutts, Türkiye'nin ayrıca BM'nin İdlib'e yönelik sınır ötesi insani yardım operasyonlarına büyük destek vermesinden övgüyle bahsetti.

BM'nin Türkiye ile sınırın açık kalması için çok yakın iş birliği yaptığını aktaran Cutts, "Burası, Suriye'nin kuzeybatısında milyonlarca insan için hayati bir yaşam çizgisi." şeklinde konuştu.

"REJİMİN SAVAŞ SUÇLARI BELGELENDİ"

Esad rejiminin saldırılarını yine isim vermeden paylaşan Cutts, şunları kaydetti:

"Son birkaç ay içinde çok sayıda hastane, okul ve pazar yeri ile pastaneler ve su istasyonları, hava saldırıları ve bombardımanlarda vuruldu. Şu anda terörize edilen, travma geçiren ve korku içinde yaşayan bir topluluk var. İnsanlar korkudan sınırlara kaçıyor."

AA muhabirinin "Sivillere yönelik tüm bu saldırılar savaş suçu teşkil etmez mi?" şeklindeki sorusuna ise Cutts, "Suriye'de geçmişte pek çok kez işlenen savaş suçlarının BM tarafından belgelendiğini" anımsattı.

Cutts, İdlib'de sivillere yönelik halen süren saldırıların ise savaş suçu olup olmayacağına ileride mahkemelerin karar vereceğini kaydetti.