Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Ziya Osman Saba'yı dizeleriyle anıyoruz

Ensonhaber.com 2018-03-30 15:07:49

Kitap Ayracı, şair olarak ünlenen edebiyatçı Ziya Osman Saba’yı doğum gününde dizeleriyle anıyoruz…

Yedi Meşaleciler Hareketi’nin kurucularından Ziya Osman Saba, şiirleriyle ünlendi ve bunun yanında edebiyatımıza küçük örnekler de kazandırdı.

İlk şiiri 1927’de bir lise öğrencisiyken Servet-i Fünun’da “Ziya” imzasıyla yayınlanan Saba, lisede bir yıl sınıf tekrarı yapınca, Cahit Sıtkı Tarancı ile tanışmış ve edebiyat dünyasında ender rastlanır bir dostluk başlamıştı.

Saba, şiirlerinde özellikle çocukluk ve ilk gençlik anılarına bağlı kalarak yaşamındaki küçük mutlulukları, acıma duygusunu, iyiliği, İstanbul sevgisini, Allah’a şükrünü, ölüm gerçeğini dışavurumcu bir tarz kullanıyordu. Genellikle hece ölçüsüne bağlı kalsa da, serbest ölçüyü de kullandı.

Ziya Osman Saba’nın doğum gününe özel seçtiğimiz 10 şiiri…

ARTIK YAŞAMAK İÇİN

Artık yaşamak için herkesten kaçacağız,

Dünya bize verecek yalnız güzellikleri,

Yalnız, semalarından dökecek ruhumuza,

Geceler mehtapları ve gündüzler seheri.

BAHARI BEKLERKEN YAZILMIŞ ŞİİR

O günü görmek için sade bekleyeceğiz,

Göreceğiz bir sabah yeşil tomurcukları.

Hazırlanıyor gibi, gökyüzü, ufuk, deniz,

Bir sabah dökülecek baharların baharı.

...

BİR ODA BİR SAAT SESİ

Bir oda, içinde bir saat sesi

Hayatın sırtımdan giden pençesi

Ve beni maziye götüren bir el,

Eski günlerimiz, sessiz ve güzel.

...

BİR SOKAKTA GİDERKEN

Taşında otlar biten şu sokakta yürümek,

Bir bahçe duvarının kokulu gölgesinden.

Uzakta, mektepteyken okuduğumuz şarkı,

Su içmek o tasasız günlerin çeşmesinden.

BİR ÖLÜNÜN ARKASINDAN

Ey ölü, az daha yaşatmak isterdim seni,

Habersiz bırakıp gittiğin evde.

Giysen hazır duran terliklerini,

Odalarda dolaşsan, öksürsen

Toplasan bu yaz da bahçende yemişleri,

Az daha ömür sürsen.

BÜTÜN SAADETLER MÜMKÜNDÜR

Bütün saadetler mümkündür...

Şu kapının açılması,

İçeri girivermen,

Bahar, kuşlar, gündüz...

Ve bütün dünya,

Bir an içinde gürültüsüz.

(Ziya Osman Saba ve ailesi)

ÇOCUKLUĞUM

Çocukluğum, çocukluğum...

Bir çekmecede unutulmuş,

Senelerle rengi solmuş,

Bir tek resim çocukluğum...

NASIL ANMAZSIN

Nasıl anmazsın o çocukluk günlerini?

Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu.

Annem vardı, babam vardı.

Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz,

Bir beyaz âlemdi kış.

NEFES ALMAK

Nefes almak, içten içe, derin derin,

Taze, ılık, serin,

Duymak havayı bağrında.

RABBİM, NİHAYET SANA

Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz...

Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,

Belki her sabah vakti, belki gece yarısı,

Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz.

...

Damla Karakuş

damla.karakus@ensonahaber.com