Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Türkiye'nin ilk vekil seçimi Osmanlı'da yapıldı

Ensonhaber.com 2018-06-18 12:10:29

Türk tarihinde ilk seçimin nasıl gerçekleştiği, ne zaman başladığı, nasıl ve ne şekilde yapıldığına dair bir keşif yolculuğuna çıkalım.

Selen KALDIRIM/ selen.kaldirim@ensonhaber.com

Türkiye’de Milletvekili seçimleri sanılanın aksine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile değil, Osmanlı Devleti döneminde yapılmaya başlandı. Demokrasinin önemli ayaklarından birini temsil eden seçim, Osmanlı Devleti’nde ilk defa 1840 yılında Sancak idarî biriminde kurulan Muhassıllık Meclisleri ile oldu.  Vergi toplamak amacıyla kurulan bu meclisler, Müslüman halkın seçimle ilk defa tanışmasına vesile olmuş, seçim sistemi zamanla halkın genel seçimlere katılması yönünde önemli gelişmeler göstermişti.

1876 ANAYASASI İLE YENİ SİSTEM

Halkın parlamenter bir yönetime kavuşması 1876 Anayasası ile gerçekleşmiş ancak Anayasanın ön gördüğü seçim sistemi tam olarak uygulanamamıştı. Buna da gerekçe olarak “zamanın yetersizliği” gösteriliyordu. Kanun-i Esasi’nin hazırlanarak ilan edilmesi uzun zaman alacağından ilk önce seçimlerin yapılması yoluna gidildi. Dolayısıyla, Osmanlı tarihindeki ilk siyasi seçim olan Mebusan Meclisi seçimlerinin, henüz bir seçim kanunu yokken yapılması gerekiyordu. Osmanlı Devleti’nde yaşanan Balkan krizi seçimin bir an önce yapılarak Meclis-i Mebusan’ın derhal açılmasını zorunlu kıldı. Nitekim Balkan sorununu görüşmek amacıyla İstanbul’da toplanan uluslararası Balkan konferansının açılış günü olan 23 Aralık 1876 tarihinde ilk Türk Anayasası-Kanun-ı Esasi ilan edildi.

İKİ DERECELİ SEÇİM SİSTEMİ

Osmanlı Devleti’nde yapılan genel seçimler iki dereceli olarak gerçekleşiyordu. Belli şartları taşıyan erkek seçmenler, belirlenen günlerde sandık başına giderek, milletvekillerini seçecek ikinci seçmenleri belirliyorlardı. Seçimlerin nasıl yapılacağını “İntihab-ı Mebusan Kanun-ı Muvakkatı” adında bir klavuz belirlemekteydi. Buna göre ülkede seçimler sancak esasına göre yapılacak, sancakların nüfusuna göre milletvekili sayısı belirlenecekti.

MESLİS TOPLANTISI VE MEBUS SEÇİMİ

Seçimlerle ilgili kanun hükmündeki kararnameler hazırlanıp ilan edildikten sonra, sıra seçimlerin yapılarak meclisin toplanmasına gelmişti. Kanun-i Esasi’nin 66. ve 119. maddelerine göre mebusların seçimi; gizli oy esasına göre ve yalnız ilk defa toplanacak meclis için olmak üzere Talimât-ı Muvakkate’ye göre yapılacaktı.

MEBUS (MİLLETVEKİLİ) OLMA ŞARTLARI

Talimât-ı Muvakkate’ye göre bugünkü adıyla milletvekili olabilme şartları, anahatlarıyla şu esaslar üzerine dayanıyordu:

• Osmanlı Devleti vatandaşı olmak.

• Her yönüyle emin ve itimada layık olmak, bunun için de ahlakının ve gidişinin temizliği ve dürüstlüğü ile tanınmış olmak.

• 25 yaşından aşağı olmamak.

• Devletin resmi dili olan Türkçe’yi bilmek.

• Seçildiği vilayetin halkından olmak.

• Adli veya siyasi bir cinayet ve suç ile mahkûm olmamak.

• Memleketinde az çok emlâk sahibi olmak.

• Seçilecek kişi devlet memuru ise memurluktan ayrılmış olmak

HALKIN İLK KEZ SEÇİME KATILMASI

Taşra için uygulanacak olan Talimât-ı Muvakkate hükümlerine göre seçim iki dereceli olacaktı. Mebuslar vilâyet, il ve ilçelerdeki İdare Meclis üyeleri tarafından seçiliyordu. Tüm ülkede yeniden seçimlerin yapılmasına yeterli zaman olmadığından vilâyet, il ve ilçelerin İdare Meclisleri üyeleri, daha önce yörelerinin halkı tarafından seçildiklerinden ikinci seçmen olarak kabul edildiler. İkinci seçmenlerin belirleyeceği mebuslar dolaylı olarak halk tarafından seçilmiş kabul ediliyordu.

SEÇİMİN GERÇEKLEŞMESİ

Talimât-ı Muvakkate ve Beyannâme esaslarına göre seçimler yapılarak taşrada; İkinci seçmenler, belirlenen seçilme şartlarını taşıyan kendi vilayetleri halkından, o vilayet için istenilen sayı kadar ismi bir kâğıda yazarak, altına imza ve mühür koyduktan sonra teslim ediyorlardı. Hazırlanan kapalı zarflar ise valilere teslim edilirdi. Vilâyet İdare Meclisleri’nin de onayı alındıktan sonra on beş kişiden oluşan bir komisyon huzurunda zarflar açılarak oylar sayılarak en çok oy alanlar, o vilayetin mebusu olarak seçilmiş oluyordu.

GAYRİMÜSLİMLER DE SEÇİLİYORDU

Ülke genelinde seçilerek İstanbul’a gelen mebusların 69’u Müslüman ve 46’sı gayrimüslimdi. Meclisin açılmasıyla devletin yönetim biçimi değişeceğinden farklı din ve milletlere mensup Osmanlı tebaası yönetimde söz sahibi olacak ve böylece yabancıların müdahalesinin önüne geçilecek ve parçalanma engellenecekti.

OSMANLI'DA SİYASİ YAŞAMA ADIM

Bu seçimlerle ilgili hukuki belgelerde partilerden bahsedilmediği gibi o tarihte memleketimizde faaliyette olan siyasi parti de yoktu. Osmanlı Devleti’nde uygulanan bu iki dereceli seçim sistemi, Cumhuriyet döneminde de bazı değişikliklere uğrayarak 1946 seçimlerine kadar devam etti. Bugünkü parlamenter sistemin aynısı olmasa da, protokol olarak padişahın altında yer alan benzer bir meclis sistemi görüyoruz. Böylece ilk seçimle birlikte Osmanlı siyasal yaşamına adım atmış oldu.