Türkiye’nin görülmesi gereken adaları

Karadan uzak olunca ister istemez kendine has bir havası da oluyor adaların. Çok bilinmediği zaman da kıymeti başka oluyor. İşte Türkiye'nin görülmesi gereken adaları...

Ensonhaber.com
Özel İçerik
09.07.2018 10:12

Aybüke SENGİR / [email protected]

Şu sıralar adalara gitmenin tam zamanı. Tarihi yapılarda deniz sezonunu açmak isteyenler için, Türkiye’nin adaları masmavi plajlarıyla sizleri bekliyor. Gelin huzurun dibine vuracağınız Türkiye’nin en güzel ve az bilinmiş adalarını birlikte keşfedelim.

KALEM ADASI- İZMİR

Aramızda İzmir’in yazlık beldesi Dikili’yi duymayan yoktur değil mi? O zaman size Dikili’nin sevimli mi sevimli Bademli Köyü'ne bağlı olan henüz turist istilasına uğramamış Kalem Adası’ndan bahsedeceğim. Ege’nin Maldivleri diye anılmaya başlayan Kalem Adası, oldukça küçük bir ada. Arabanızı köyde bırakıp adanın teknesiyle adaya ulaşabiliyorsunuz. Otelin bünyesinde dalış ve su sporlarını öğrenebileceğiniz eğitmenlerin bulunduğu su sporları merkezi de var.

Adanın Bademli tarafına bakan kısmına plaj konumlandırılmış. Diger taraf (garip adasına bakan kısım) ise tamamen bakir. Yaklaşık 40 km uzunluğunda plajı, masmavi deniziyle yılın her dönemi gidebileceğiniz bir yer, listenize ekleyin.

SEDİR ADASI-MUĞLA

Sedir Adası Ula sınırları içerisinde yer alan bir ada, ancak Marmaris’e yakınlığı sebebiyle orayla anılıyor. Adanın şu anki şekli, Marcus Abtaonius’un sevgilisi Kleopatra’ya olan aşkını ölümsüzleştirmek için, dağa siluetini kazıtmasıyla oluşmuş. Adada bulunan bembeyaz kumlar da Mısır’dan getirilmiş. Bu altın renkteki kumlardan Türkiye'de başka hiçbir yerde yok.

Sedir Adası, Kedrai Antik Kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile tanınıyor. Marmaris’ten gidiyorsanız, hıza göre yarım saat 1 saat arası önce araba ile Çamlık İskelesi’ne gidip, arabanızı park edip teknelerle gidiş-dönüş bilet alınarak Sedir Adası’na ulaşabiliyorsunuz. Akyaka’dan da tekneler kalkıyor. Şunu da eklemekte faydar var; müze konumunda olduğu için adaya girmek ve yüzmek için müze giriş ücreti ödemeniz gerekiyor.

AKDAMAR-VAN

Akdamar Adası, Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’ndeki 4 adadan biri oluyor. Van Gölü’nün içindeki adada bulunan Akdamar Kilisesi de Ortaçağ Ermeni mimarisini yansıtan en iyi örnek. Koyu mavi göl suyunda 20 dakika süren bir tekne yolculuğu sonrası adaya ulaşabiliyorsunuz.

Adanın adının kökenine ait çok sayıda efsane bulunsa da bu hikayelerden yalnızca biri halk tarafından benimseniyor. Bu hikayeye göre, zamanında adada yaşayan Ermeni başkeşişin güzelliği ile dikkat çeken ve adı Tamar olan kızına adanın çevresindeki köylerde çobanlık yapan bir genç aşık olur. Tamar’la buluşmak için her gece adaya yüzen gence yönünü bulması için yardım eden Tamar, elinde fenerle bekler. Bu durumu farkeden kızın babası fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına iner. Sürekli yer değiştirerek çobanın adaya gelmesini engeller. Yüzmekten yorulan ve boğulmadan önce son sözü Ah Tamar olan gencin haykırışını duyan Tamar da kendini gölün sularına bırakır. O günden sonra ada Ah Tamar ismiyle anılmaya başlar.

Akdamar Adası’nın bulunduğu Van’a ulaşım için en iyi seçenek havayolu. Ferit Melen Havaalanı’na, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’dan her gün direkt uçak seferi var. Demiryolunu tercih etmek isteyenler için Van Gölü Ekspresi, İstanbul’dan ve Ankara’dan Tatvan’a haftada iki gün karşılıklı sefer yapıyor. Van, İstanbul’dan 1,702 km, Ankara’dan 1,259 km ve İzmir’den 1,816 km mesafede.

KEKOVA- ANTALYA

Kekova, Antalya’nın Demre ilçesi yakınlarında Kaleköy ve Üçağız açıklarındaki büyükçe bir ada. Üçağız koyundan kalkan teknelerle ulaşabileceğiniz adada sessizlik, huzur, tarih ve mavilik bir arada harika gözüküyor. Antik Çağ’da deprem sonucu sular altında kalan kalıntılar da, dalış tutkunları için iyi bir seçenek olmuş. Ama Tersane Koyu hariç ada kıyılarında yüzmek ve dalmak yasaklanmış.

Ada üzerinde yerleşim yok. Burada Bizans Devri'ne ait bir kilise yapısı bulunuyor. Kazı yapılmadığı için tarihini bilmediğimiz bu adanın her tarafı kalıntılarla dolu. Tersane Koyu'na göre sağ tarafta denize batmış dükkanlarla, sol tarafta batık şehrin su içindeki kalıntıları görülebiliyor. Kıyıyı takip ettiğimizde, evlerin yarısının sulara gömüldüğünü ve merdivenlerin denize indiğini görebilirsiniz. Ayrıca denizin içinde temeller ve ev tabanlarını da görmek mümkün.

Üçağız'dan bu bölgeye tur düzenleyen bir çok teknede su altını izleyebileceğiniz cam pencereler mevcut.

BOĞSAK ADASI - MERSİN

Roma döneminden kalma ev, kilise, mezar gibi tarihi yapı ve kalıntılara da ev sahipliği yapan Boğsak Adası, Silifke ilçesinin Yeşilovacık mahallesinde yer alan Boğsak Koyu'nun tam karşısında bulunuyor. Mavi Bayraklı plajının sakin suları ve bozulmamış doğasıyla görenleri kendine hayran bırakan adaya ulaşım için günübirlik hareket eden tekneler kullanılıyor.

YEDİ ADALAR GÖKOVA -MUĞLA

Gökova körfezinde, adından tahmin etmenin gayet kolay olduğu şekilde, yedi küçük adanın bulunduğu muhit. Özellikle yatların gecelemesi için uygun sakin koyları var. Gökova Körfezi’nin güney bölümünde cezbedici görünümü ile hayranlık uyandıran Yedi Adalar, zengin sualtı yaşamıyla dalış meraklıları için de mükemmel bir coğrafya gerçekten. Güzellikleriyle şairlerin dizelerine konu olan irili ufaklı adaların yer aldığı bu bölge, tekne turlarının vazgeçilmez güzergahları arasında.