Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Seyahat ettiren film festivalleri

Ensonhaber.com 2018-09-09 14:37:05

Bazen öyle görüntülerle karşılaşırız ki hayalini kurduğumuz o yerde olmak isteriz. Bir de sinema meraklısıysanız, tüm dünyanın konuştuğu film festivalleri sizi yerinizden kaldırıp seyahat ettirecek.

Aybüke SENGİR / aybuke.sengir@ensonhaber.com

Film izlerken siz de izlediğiniz hikayenin geçtiği yerlere yolculuğa çıkıyor musunuz? Dünyanın çeşitli şehirlerinde, hem şehrin ritmini yakalayabileceğiniz hem de sinemaya doyacağınız birçok festival düzenleniyor. Bir sinemaseverseniz, seyahat etmeye de bayılıyorsanız bu iki tutkunuzu birleştirmeye hazır olun. İşte dünyada en çok ses getiren ve düzenlendiği şehirle bağ kurmanızı sağlayan o festivaller ve şehirleri...

CANNES PLAJDA KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYENLERİN DE FESTİVALİ

Biz sinemasever olarak ölmeden önce yapılması gerekenler sıralamanızda ilk 2 ya da 3’ü zorlayacak bir aktivite olarak bu festivalde film izlemek gelebilir. Her yıl Fransa’nın güneyinde bulunan Cannes’da mayıs ayında düzenlenen festival, dünyanın her yerinden sinemaseverleri buluşturuyor. Altın Palmiye alacak film açıklanana kadar da birçok etkinlik ve gösteriye de ev sahipliği yapıyor bu güzel şehir. Cannes, festival döneminde yoğun bir turist akınına uğruyor. Fransız Rivierası'nın asil ve zengin yaşamını tamamlayan, dünyanın en önemli etkinliklerinden biri olan Cannes Film Festivali, Avrupa'daki en önemli 3 Film festivalinden de biri ayrıca. Cannes’te ne yaparım dersen; lüks mağazaları, muhteşem gece hayatı, casinoları ve eğlenceli plajlarıyla herkese göre bir tatil seçeneği var.

BERLİN'DE EN BÜYÜK ÖDÜL ALTIN AYI

300.000 bilet satışı ve 500.000 kişilik katılımıyla dünyanın en büyük film festivali kabul edilen Berlin Uluslararası Film Festivali, 1951 yılından bu yana devam ediyor. Batı Berlin’de başlayan festival, her yıl şubat ayında 400 civarı film, seyirci ve sektörün önde gelen isimleriyle Berlin’de buluşuyor. Berlinale sanat, lüks, ticaret ve medyanın bir arada bulunduğu devasa bir etkinlik haline geliyor. Berlin’in canlı yaşamına katılmaksa festivalin bonusu. İster ikinci el eşya satan dükkânlarını gezin, isterseniz de turistik mekânlarını, tarihi saraylarını ve parklarını… Berlin size şehir ne demekmiş onu fazlasıyla hatırlatacak bir şehir. Gece hayatı ve yemek kültürü de bir o kadar tatmin edici.

DÜNYANIN EN ESKİ FİLM FESTİVALİ: VENEDİK

Kanallarında gezen gondolları ile romantik şehir Venedik en az şehrin büyüsü kadar film festivali ile de konuşuluyor. Dünyanın en eski uluslararası film festivali olan Venedik Film Festivali, 1932 yılından beri Venediklilerle buluşuyor. Venedik Bienali’nin bir parçası olan etkinlik her yıl Ağustos-Eylül aylarında Venedik’in Lido adasındaki tarihi Palazzo del Cinema’da gerçekleşiyor. Hem birbirinden güzel filmleri izleyebilir hem de büyülü Venedik’i keşfedip, çevresindeki Murano ve Burano adalarını gezebilirsiniz.

EN BÜYÜK ÖDÜLÜ HALK VERİYOR :TORONTO

Toronto Uluslararası Film Festivali dünyanın en prestijli film festivallerinden biri. Eylül yaında düzenlenen ve “tiff" olarak da bilinen Toronto Uluslararası Film Festivali, oscar habercisi olarak da biliniyor. Her yıl 400’e yakın film ve 400,000’den fazla sinemaseverin katıldığı festival, aynı zamanda Toronto’yu gezmek için de bir fırsat yaratıyor. “Toronto” Kanadalı Huron Yerlileri’nin dilinde “buluşma yeri” anlamına geliyor. Dünyanın en yaşanılası şehri aynı zamanda en renkli ve en kültürlü şehri unvanını da hak ediyor. Eğer bir doğa severseniz Ontario Gölü’nü, bir sanatseverseniz ise Art Gallery of Ontario ve Fort York’u görmeden buradan ayrılmayın.

LOCARNO'NUN ALTIN LEOPARI

Tam bir keşif severseniz Locarno Uluslararası Film Festivali hem İsviçre’yi keşfetmek hem de sinemada yeni trendleri anlamak adına harika bir festival olabilir. 1946 yılından beri düzenlenen festival, her yıl ağustos ayında dünyanın farklı köşelerinden sinemacıları bir araya getiriyor. Festivale gelmişken, İsviçre’nin muhteşem doğasına, gizli kalmış köylerine, kalelerine ve göllerine doymayı da es geçmeyin. Locarno’nun dar sokaklarını gezebilir, teleferikle Cardada dağında oksijene doyabilir, Maggiore Gölünde su sporları da yapabilirsiniz.

SAN SEBASTİAN'IN MEŞHUR İSTİRİDYELERİ

Gurmelerin ve deniz severlerin baş tacı olan San Sebastian’da 1953 yılından beri düzenlenen San Sebastián Uluslararası Film Festivali, sinemaseverlerinde bu şehirde toplanmasına neden oluyor. Birçok ünlü film yıldızının katıldığı festivalde şehrin meşhur istiridyelerini simgeleyen Altın İstiridye ödülü için birçok film yarışıyor. Eylül ayında düzenlenen festival süresince yiyeceğiniz yemekler, yöresel içecekleri ve deniz tatili de cabası…

KAYAK MERKEZİNDE FARKLI BİR DENEYİM: SUNDANCE

Sundance Film Festival’i her yıl şubat ayında Sundance Institute tarafından Amerika’nın Utah eyaletinde gerçekleşiyor. Eğer bağımsız Amerikan filmleri seviyorsanız bu festival sizin için harika bir seyahat rotası aynı zamanda. Dünya sinemasına dair de birçok film izleyebileceğiniz festival sırasında Utah’ta oldukça popüler olan kamp tatili yapmanız mümkün. Festival 1978 yılında başladığında Hollywood sisteminin dışında kalan bağımsız sanatçıları ağırlamak ve destek vermek için yola çıkmıştı. Zamanla daha ana akım isimlerin de ilgisini çekmeye başladı. Küçük bütçeli filmlerin yanına, milyon dolar bütçelere sahip stüdyo filmler de eklendi. Hem sinema hem de seyahat aşkı ile doluysanız bu festivali kaçırmayın!

FESTİVAL ZAMANI SICAK: MOSKOVA FİLM FESTİVALİ

Moskova yaz mevsiminde sıcak oluyor; üstelik bunaltmayan derecelerle. Bu dönemde Moskova sanat, edebiyat ve yemek peşinde gezginlere olduğu kadar Moskova’daki milli kutlamalarla ilgilenen insanlara da hitap ediyor. Uluslararası Moskova Film Festivali 1959'dan beri haziranla temmuz ayı boyunca devam ederken lezzet düşkünlerinin buluştuğu Moskova Gastronomi Festivali temmuzdan eylüle kadar sürüyor.

NEHİRDE TURLA

Festivalden sonra neler yaparım dersen nehirde tekne turu derim. Hava güzelse Kievskaya’daki cam köprünün hemen yakınından kalkan teknelere binerek nehir turu yapabilirsin. Teknenin ilk durağı Vorobyevi Gori. Burada inersen kendini şehrin en güzel manzaralarından birine sahip Moskova Üniversitesi’nin bahçesinde (Serçe Tepeleri) bulursun.