Şemdin Sakık kitap yazdı: İmralı'da bir tiran

Şemdin Sakık’ın Abdullah Öcalan ağırlıklı olarak PKK'da yaşananları anlattığı İmralı'da Bir Tiran yayımlandı.

Ensonhaber.com
17.02.2012 16:27

Şemdin Sakık’ın Abdullah Öcalan ağırlıklı olarak PKK'da yaşananları anlattığı ve Adalet Bakanlığı tarafından “sakıncalı” görülerek yayınlanmasına izin verilmeyene “İmralı'da Bir Tiran - Abdullah Öcalan” Togan Yayıncılık tarafından yayımlandı.

Parmaksız Zeki kod adlı eski PKK'lı Şemdin Sakık, 13 Nisan 1998'de 'Yarasa Operasyonu' ile Kuzey Irak'ta yakalanıp Türkiye'ye getirildi. Sakık, yıllardır, yattığı Diyarbakır Cezaevi'nden yaptığı açıklamalarla terör örgütü PKK hakkında önemli bilgiler veriyor. Terör örgütü içindeki idamlar, derin komplolar ve Öcalan'ın bir güce bağlı çalıştığı noktasında ilginç ayrıntılara yer veriliyor kitapta. Örgüt içi idamlar başlı başına incelemeye değer. Öcalan'ın talimatıyla verilen ölüm emirlerinin, PKK'nın kuruluşunda bulunmuş kişilere yönelik olması dikkat çekici. Öcalan ile yola çıkanlar 'ajan' suçlamasıyla bir bir öldürülüyor. Kitaba göre, PKK ve Öcalan'ın derin bağlantılarını çözen asla affedilmiyor. Sakık, Öcalan'ın yaşantısını ve hastalık derecesine varan komplekslerini de aktarıyor. 

“İmralı'da Bir Tiran” isimli kitapta yer alan çarpıcı iddialardan bazıları..

APO PAŞA OLMAK İSTİYOR

Çalışmada, Öcalan'ın doğup büyüdüğü Urfa yöresi değişik açılardan işleniyor. Ardından Öcalan'ın ailesi ve çocukluğuna dair anekdotlar aktarılıyor. Şemdin Sakık'a göre, Urfa'da bulanan Mehmet Öcalan başta olmak üzere ailenin bütün fertlerine örgüt kasasından yıllardır para aktarılıyor. Öcalan'ın askerî okula gidip paşa olmak istediği ise kitaptaki diğer ayrıntı. "Ancak okulu yarıda bıraktı. 'Halkın çıkarları için okulumu terk ettim' dedi. Okumanın işbirlikçilik olduğunu söyleyerek, tahsiline devam eden gençleri suçladı. Onlara okulu terk edin çağrısında bulundu. Okulların yakılması, öğretmenlerin katledilmesi için talimat verdi." 

APO YAŞAR KEMAL'DEN ROMANINI YAZMASINI İSTEMİŞ 

Sakık'a göre Öcalan, Yaşar Kemal'den kendi romanını yazmasını istemiş; "Aha ben, güneş gibi ortadayım... Aslında doğru bakmasını bilseydiniz, Kürt romanını çoktan yazdığımı görecektiniz. Türk romanını da yazmış sayılırım. Görüyorsun, bazıları da sözde kendilerine romancı diyor. Örneğin Yaşar Kemal. O asimilasyon çocuğundan, o yeni yetme Kemal'den söz ediyorum. Benim gibi büyük ve de mücadeleci bir kişilik ortada dururken, böyle bir halkın varlık yokluk savaşı yürütülürken; o gitmiş Çukurova'nın börtü böceğiyle, kurdu kuşuyla uğraşıyor... Yazık değil mi, insan bu kadar değeri görmezden gelir mi?" 

Öcalan, Orhan Pamuk'u da yerden yere vuruyor, onu hayal yazmakla suçluyor: "Nakkaşları yazıyor... bu büyük savaşı görsene, bu inanılmaz kişilik abidesine baksana. Böyle sıradan ve basit şeylerle uğraşmanın ne anlamı var. Kesinlikle Özel Savaş'ın bir yönlendirmesidir." 

33 ERİ ŞEHİT EDENLERE ÖDÜL VERİLDİ 

Mardin, Şırnak ve Sivas yöresi başta olmak üzere, ülkenin birçok yerinde yaşanan köy baskınlarının ve katliam düzeyine varan eylemlerin hepsinin Abdullah Öcalan'ın talimatıyla gerçekleştiğini anlatan Sakık, duruma göre bu eylemleri kabul ya da inkâr ettiğini yazıyor. 33 erin şehit edilmesi olayını da kitabında anlatan Sakık, talimatın Öcalan tarafından bizzat verildiğini belirtiyor: "1993 yılının mayıs ayında, sorumluluğu altında hareket eden bütün silahlı gruplara, gelişen operasyonlara karşı misilleme yapma yönünde talimatlar verdi. Bingöl-Elazığ karayolunda yaşanan olayda 33 asker öldürüldü. Bu olaydan hemen sonra Öcalan olayı sahiplenerek savundu ve değerlendirmeler yaptı. BBC radyosuna verdiği demeçte, bu eylemi üstlendi ve eylemin misilleme eylemi olduğunu söyledi. Gerek Türkiye genelinde, gerek dünya kamuoyunda bu eyleme karşı sert tepkiler ortaya çıkınca, bu sefer de yüz seksen derecelik dönüş yaptı. Eylemin örgüt içi çeteler tarafından yapıldığını söylemeye başladı. Hatta isim vererek olay mahallinden oldukça uzaklarda bulunan şahsımı tepkilerin hedefi yaptı. Bir yandan sorumluların cezalandırılacağını söylerken, diğer taraftan da eylem sorumlularına kutlama mesajları gönderdi. Onları ödüllendirdi. Hatta serbest bırakılan birkaç Kürt kökenli askeri öldürmedikleri için de eylemcileri eleştirdi." Ergenekon iddianamesinde 33 erin şehit edilmesi olayını, tutuklu Doğu Perinçek'in azmettirdiği de ileri sürülüyor. Ancak talimatın Öcalan'ın onayı ile verildiğine dair emir ve talimatların PKK'nın kayıp arşivinde olduğu belirtiliyor. 

Kitapla ilgili ayrıntılar için tıklayınız.