Facebook Twitter Whatsapp Mail At

İçimizdeki Şeytan’dan insana dair 15 alıntı

Ensonhaber.com 2018-04-02 13:36:13

Bugün Sabahattin Ali’nin vefatının 70. Yılı! Kitap Ayracı olarak, onu “İçimizdeki Bir Şeytan” ile anıyoruz…

41 yıllık yaşamına öykü, roman, şiir, oyun ve çeviriler sığdıran Sabahattin Ali, tüm bu çalışmalarıyla, edebiyatımızın özel isimlerinden biri oldu. Biraz daha yaşama şansı olsa, kim bilir nice güzel eserler daha verecekti…

Dillerimize dolanmış şarkılara, o çok sevdiğimiz öykülere, şiirlere can veren Sabahattin Ali’yi en sevilen eserlerinden “İçimizdeki Şeytan”dan yaptığımız alıntılarla anıyoruz.

Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan, pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu. İçimizde şeytan yok; içimizde aciz var, tembellik var.

*

Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir.

*

İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.

İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer.
Ne olursa olsun…

*

Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?

*

İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir.

Acaba kafamı bir çalı süpürgesiyle temizlemek mümkün müdür? Yalnız temiz şeyler kalsın. Fakat süpürge çöplerinden başka bir şey kalmamasından korkarım.

*

Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır.

*

Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?

Bu hayatın bir manası olmak icap ederdi. İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı! Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.

*

İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile...
Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum.

*

Fakat içimizde, bizim “ahlak” tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir “hesabi” tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.

Sana kızgın değilim. Sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. Sonra seni seviyorum. Neden sevdiğimi bilmeden seviyorum. Bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim. Allahaısmarladık.

*

Yüksek insan, dışına değil, içine kıymet verendir.

*

Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek.

Damla Karakuş

damla.karakus@ensonhaber.com