Fahrettin Altun ve Modernleşme Kuramı

Modernleşme Kuramı, öncü düşünürlerin ve argümanlarına katkı sunuyor.

Ensonhaber.com
19.07.2017 16:39

İbn Haldun Üniversitesi'nde öğretim üyesi, aynı zamanda Sabah Gazetesi’nde günlük yazılar kaleme alan Fahrettin Altun’un Modernleşme Kuramı (Eleştirel Bir Giriş) adlı kitabı raflarda yerini aldı.

Geçtiğimiz hafta elime ulaşan bu değerli çalışmayı okuma fırsatım oldu. Oldukça ufuk açıcı olan kitap, günümüz küresel sorunlarına farklı bir bakış açısı getiriyor.

Altun, olayları ele alırken bütün boyutlarıyla sorguluyor. Olguları ekonomik, sosyal ve siyasal çerçevede irdeleyerek okurlara yeni bilgiler veriyor.

Modernleşme Kuramı, toplam beş ana başlık altında toplanmış.

Bunlar:

1- Kavram Haritası

2- Modernleşme Ve Gelişime İhtiyacı: Tarihsel Temeller

3- Gelişme Söylemi

4- Modernleşme Kuramı ve Gelişme Sorunu

5- Bir Entelektüel Sistem Olarak Modernleşme Kuramının Düşündürdükleri

AMERİKA TARZI KÜRESELLEŞME

Fahrettin Altun, küreselleşmeyi anlatırken Amerika evrenselliğine dikkat çekiyor.

“1945 sonrasında toplumlararası ilişkilerin kazandığı yeni biçim göz önünde bulundurulmaksızın küreselleşme kavramı eşliğinde çözümlenmeye başlanan günümüz dünyasının hâkim siyasi, iktisadi, toplumsal ve kültürel kodları deşifre edilemez.

Çünkü küreselleşme, Amerikan tarzı bir evrensellik ideolojisidir. Ve Amerika’nın dünya ilişkilerini yönlendirme erkini eline geçirmesini İkinci Dünya Savaşı’nın bitimi ile birlikte mümkün olmuştur. Savaştan hemen sonra Batı’nın temsilciliğini üstlenen Amerika’nın örgütlediği dünya siyaseti, Batı dış toplumların değişim süreçleri ile ilgilenmeye başlar. Ve bu noktada evrenselci bir ideoloji üretmeye soyunur. Yöntem düzeyinde on dokuzuncu yüzyılın evrenselliğinden farklı olan bu ideolojinin üretimi modernleşme kuramınca gerçekleştirilmiştir.”

AVRUPA'NIN DÜŞÜŞÜ VE SOĞUK SAVAŞ

İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra dünya iki kutuplu bir hale geldi. Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri’nin başını çektiği Batı bloku, diğer yandan Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği’nin başını çektiği Doğu bloku arasında yaşanan derin krizler, rekabetler...

Taraflar arasında herhangi bir sıcak temas yaşanmadığı için sosyal bilimciler bu döneme ‘Soğuk Savaş’ demeyi uygun gördüler. Amerika öncülüğünde kurulan NATO’ya Sovyet Rusya’da Varşova Paktı ile cevap verdi. Gergin olan ilişkiler tehlikeli bir hal almaya başlamıştı.

SÖMÜRGECİLİK SİYASETİ

Büyük savaştan önce uluslararası politikanın yürütüldüğü sahne Avrupa iken savaş sonrasında durum değişir. Harbin yıkımlarıyla alt üst olan Avrupa, yeni siyasi koşullara ayak uyduramamıştır. Dünya siyasi ilişkilerinde Batı kimliğinin temsili rolünü büyük ölçüde yitirir. Batılı modernliğin kaynağında on altıncı yüzyılla birlikte gündeme gelen coğrafi keşifler süreci ve bu sürecin yedeğinde gelişen sömürgecilik siyaseti yatmaktadır. (Sayfa: 28, 29)

YENİ ULUS DEVLETLER

20. yy Avrupa’sının en bunalımlı yılları, dünyanın iki büyük savaşla sarsıldığı döneme rastlar. Avrupa, bu dönemde bir yandan savaşın yıkımına tanık olurken, diğer yandan Rusya’daki Bolşevik İhtilali’nin neden olduğu şaşkınlıktan kurtulmaya, öte yandan da sömürgelerinde baş gösteren direniş hareketleri ile yüzleşmeye çalışmıştır. Yeni ulus devletlerin de ortaya çıkışını hızlandırmıştır.

1945’ten sonra Batı kimliği, Amerikan dünya siyasetinde temsil edilmeye başlandı. Amerika toplumlararası ilişkilerin örgütlenmesi sürecinde önemli bir işleve sahip olmuştur. Bu işlevini günümüzdeki uluslararası politikalarına baktığımızda başarılı bir şekilde devam ettiğini görebiliriz.

GELİŞME SÖYLEMİ

Bir diğer başlık Gelişme Söylemi, Batı ve dünya siyasetinin hükmetme arayışlarını ve bunun sonucunda gelişen konjonktürel politikanın yansımalarını derinlemesine açıklıyor.

Büyük güç odaklarının 16.yüzyıldan sonra giderek artan bir biçimde elde ettikleri iktidar ve bu iktidarın getirilerinin toplumsal alana taşınması, mevcut durumun gerek tarihsel gerekse niteliksel açıdan açıklama arayışındaki kurumları beraberinde getirdi.

Bilimsel metotlarla konuları açıklığa kavuşturan Altun, dünyanın önde gelen felsefecilerin, düşünürlerin, kuramcıların görüşlerinden örnekler veriyor.

Hem edebiyat dışı okumalar yapmak isteyen okurlar için hem de yakın tarih meraklılarına kaynak olabilecek Modenleşme Kuramı'nı şiddetle tavsiye ediyorum.

Kitap sayfası için iletişim: [email protected]