82 0 0
Facebook Twitter Whatsapp Mail At Kopyala

Erhan Afyoncu Kösem Sultan'ın hikayesini yazdı

Ensonhaber.com | Haber Merkezi | 13.11.2015 17:49

Erhan Afyoncu hazırladığı "Muhteşem Valide Kösem Sultan" adlı kitabında, Osmanlı'nın en güçlü kadını olan Kösem Sultan'ı anlatıyor..

Osmanlı tarihinin en renkli isimlerinin başında gelen Kösem Sultan önce Birinci Ahmed’in daha sonra da oğulları Dördüncü Murad ve Sultan İbrahim ile torunu Dördüncü Mehmed’in hükümdarlıkları döneminde yaklaşık yarım asır imparatorluğun tarihinde önemli rol oynadı.

OSMANLI DEVLETİ'Nİ 10 YIL BOYUNCA O YÖNETTİ

Kösem Sultan, Genç Osman ve Birinci Mustafa’nın hükümdarlık yıllarında oğullarını öldürülmekten kurtarmayı başarmıştı. Dördüncü Murad’ın tahta çıkması Kösem’in hayatında önemli bir dönüm noktasıydı ve oğlunun padişah olmasıyla “valide sultan” makamına yükseldi. Kösem Sultan, sık sık görevlileri değiştirerek yaklaşık on yıl devleti idare etti. Bu süre zarfında 8 veziriazam, 9 başdefterdar değiştirdi. Kösem Sultan, 1632’ye kadar iktidarı fiilen elinde tuttu.

BELGELERE GÖRE 'ANNELERİMİZDEN FARKI YOK'

Kösem Sultan, bir taraftan devleti yönetmeye çalışıyor diğer taraftan ise büyüdükçe kabına sığmayan oğlu Dördüncü Murad’a söz dinletmeye çalışıyordu. Günümüzdeki bir anne gibi oğlunun soğukta üşüyüp hasta olmamasına ve tehlikeli sporlarla uğraşmamasına çalışıyordu. Afyoncu’nun kitabında günümüz Türkçesiyle verilen belgeler Kösem Sultan’ın annelerimizden bir farkının olmadığını gösteriyor.

VEZİRİAZAMA ŞÖYLE DEMİŞTİ: OĞLUMA NASİHAT ET, KENDİNE DİKKAT ETSİN

Kösem Sultan, veziriazama yazdığı bir mektupta, “Arslanım sabah gider ahşam gelür. Ben dahi görmem soğuktan perhiz etmez. Mizacı gider, bozulur. Hele oğul olmaya beni helâk edeyor. Allah emaneti buldukça kendiye nasihat edesiz canını esirgesün. Neyleyüm söz tutmaz. Hastalıktan kalkmıştır soğukta gezer, bunlar bende akıl komadular. Hemen vücutları sağ olsun” demişti.

OĞLUNUN CİRİT OYNAMASINI İSTEMEZDİ

Kösem Sultan, yine oğlunun cirit oynamasından da rahatsızdı. Veziriazama yazdığı bir başka mektupta ise, “Keşke benim sözceğizimi tutup Atmeydanı’nda ciridi kaldursanuz gayet makul idi. Varsunlar Langa’da oynasunlar. Zira benim arslan nice hevesi hatırına gelür, benim aklım gider. Hele bunu eyi manadır diyen yalan söyler. Hemen açmazdan tembih edesiz. Neyleyim şimdiden sonra bizim sözümüz anları acı gelür. Hemen dünyada var olsun. Cümlemize lâzım vücududur. Derdim çoktur, kaleme gelmez. Hele kadir olduğunuz kadar nasihat lâzımdır. Birin tutmazsa birin tutar. Hemen sağlık olsun. Hep olur biter” demişti.

KAYNANA GELİN KAVGASI YÜZÜNDEN ÖLDÜRÜLDÜ

Dördüncü Murad’ın devletin yönetimini bizzat eline almasıyla 8 yıl devlet işlerinden uzak kalan Kösem Sultan, 1640’da psikolojisi bozuk oğlu İbrahim’in tahta geçmesiyle tekrar devlet işlerine müdahil oldu. Ancak birkaç yıl sonra Sultan İbrahim’in hizmetine sunulan hasekiler hükümdarın etrafında etten bir duvar oluşturduklarından Sultan İbrahim Kösem Sultan, kontrolünden çıktı. Ancak bir süre sonra Sultan İbrahim’in tahttan indirilip öldürülüp, 7 yaşındaki Dördüncü Mehmed’in tahta çıkmasıyla devlet idaresi tekrar Kösem Sultan’ın ellerindeydi. Kösem Sultan devletin ileri gelenleri tarafından Dördüncü Mehmed’in annesi Turhan Sultan’ın tecrübesizliği ileri sürülerek “Valide-i Muazzama”, yani “Ulu Valide” makamına getirildi. 1648-1651 yılları kaynana-gelin kavgasıyla geçti. Turhan Sultan, sonunda mücadeleyi kazanıp, kaynanası Kösem Sultan’ı öldürterek bir döneme son verdi.

DEVLETİN DEVAMINI SAĞLAYAN KADIN

Afyoncu’ya göre “17. yüzyılda padişahların çocuk yaşta tahta çıkmaları devlet yönetiminde bir boşluk meydana getirmişti. Bu dönemde devlet idaresinde Harem ve valide sultanlar ön plana çıktılar. Kadınların devlet yönetimini üstlenmesini tuhaf karşılayan tarihçiler de valide sultanların devlet idaresindeki rollerini tenkit ettiler. Ancak hükümdar otoritesinin bulunmadığı bir dönemde Kösem Sultan ve Turhan Sultan’ın hanedanın akıbetini her şeyin üstünde tutması devletin devamını sağladı”.

Erhan Afyoncu’nun hazırladığı “Muhteşem Valide Kösem Sultan” isimli kitapta Kösem Sultan’ın hayatı, eşi ve çocukları ile ilişkileri, bizzat yazdığı emirleri, siyasi faaliyetleri ve onun yaşadığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nda meydana gelen önemli hadiseler ele anlatılıyor.