Ebru öğretmenin ikinci memleketi Silvan oldu

Çorumlu öğretmen Ebru Çakıcı, 9 yıl önce atandığı ve mecburi hizmet süresi dolmasına rağmen gönüllü olarak kaldığı Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Başdeğirmen köyünü çok sevdi.

Ensonhaber.com
AA
08.05.2018 12:12

Ailelerini ve memleketlerini arkalarında bırakıp Türkiye'nin farklı bölgelerindeki köylerde birer eğitim neferi olarak görev yapan öğretmenler, sadece öğrencileri eğitimle buluşturmakla kalmıyor, her kesime de ışık oluyor.

Hayatını kutsal mesleğine adayan bu eğitim neferlerinden biri de Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Başdeğirmen köyünde görev yapan 39 yaşındaki Çorumlu okul öncesi öğretmeni Ebru Çakıcı.

İKİ AYRI DİLDE İLETİŞİM SAĞLIYORLAR

Açıköğretim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü'nden mezun olan ve kısa bir süre Tokat'ta ücretli öğretmenlik yapan Ebru Çakıcı, daha sonra Başdeğirmen köyüne atandı. Kürtçe konuşmaları nedeniyle öğrencileriyle önceleri iletişimde sıkıntı yaşayan Çakıcı, çocuklara Türkçe öğreterek onlardan da Kürtçe öğrenerek bu sıkıntıyı aştı.

KÖYDEN BİRİ OLDU

Köydeki ilkokulda 9 yıldır okul öncesi öğretmeni olarak görev yapan öğretmen Çakıcı, öğretmenliğin yanı sıra okul onarımında işçilik, bahçede bahçıvanlık yapıyor. Tandırda ekmek pişiren, köy sakinlerinin acı ve mutlu günlerini paylaşan Ebru Çakıcı, köydeki çocuk ve gençlere gelecek eğitim hayatlarında yol gösteriyor.

YAŞAMINI BURADA SÜRDÜRMEK İSTİYOR

Güçlü bir gönül bağı kurduğu köyde bir ailenin evinde tahsis edilen bir odada yaşamını sürdüren Ebru Çakıcı, adeta ailenin 8'inci kızı oldu. Öğretmen Çakıcı, bundan sonraki yaşamını da Başdeğirmen köyünde sürdürmeyi ve görev yaptığı köy okulundan emekli olmayı istiyor.

"KÖY HAYATINA AYAK UYDURUYORUM"

Ebru Çakıcı, "Köyde ikinci bir ailem oldu. Bana sürekli, 7 kızımız vardı sen de bizim 8'inci kızımız oldun diyorlar. Sınıfa girdiğimde öğretmen, sınıfın temizliğini yaparken hizmetli, okuldan çıktığımda ise köylü oluyorum. Köyde taziye olursa gidip, görevim neyse onu yapıyorum. Düğünlere gidiyorum. Köyde birinin çocuğu olursa gidiyor, hayırlı olsun diyorum. Doğum günü olduğunda çağırıyorlar. Bazen akşam yemeğine bazen de çay içip, sohbet etmeye çağırıyorlar. Tandırda ekmek yapanlara, bahçede sebze toplayanlara elinden geldiğince yardım ediyorum. Köydekilerle bütünleştim bu şekilde. Bilmediğim köy hayatını, onlara ayak uydurarak öğreniyorum." dedi.

"BURADA EMEKLİ OLMAK İSİTİYORUM"

Ebru Çakıcı, "Burada emekli olacağım. Ana sınıfından itibaren yetiştirdiğim öğrencilerimin ileride nasıl bir hayatlarının olduğunu görmek istiyorum" dedi.