Dünyanın en iyi simidi nerede

Her tezgâhın simidi bir başkadır tabii ama söz konusu sıcak, gevrek, taş fırın bir simitse Türkiye’nin üstüne tanımayız.

Ensonhaber.com
Özel İçerik
04.09.2018 17:33

Selen KALDIRIM/ [email protected]

Gıda turizminde yeni bir çığır açarak simit üzerine bir rota çiziyorum. Bize gitmek olsun; bahane çok;  belki bir pizza, belki bir dondurma, belki de bir simit için yola düştüğümüz olur. Ayaküstü bir kahvaltınızın, uzun yolculukların, hatta vapur martılarının vazgeçilmezidir simit. Eğer yurt dışında bu özlemi tatmin etmeye çalıştıysanız, bu arzunuz kupkuru hamur işlerinin hayal kırıklığıyla biter. Neyse ki, kendi türünde simitleri olan birçok ülke var. Sadece tek çeşit simit olduğunu düşünüyorsanız bu soruyu tekrar sorun. Simit dünyası New York ve Montreal'in çok ötesinde uzanır.

Çayın iyisini, tazesini Sri Lanka’da, Çin’de görmüştük; bakalım simidin iyisini nerelerde göreceğiz. İşte karbonhidrat yolculuğunuz için dünyanın dört bir yanındaki en iyi simitler; onlar içinse namı-diğer bageller.

OBWARZANEK KRAKOWSKİ, POLONYA

Polonya, Krakow fırıncılarının bagel’i (simit) icat ettiğini iddia ediyor. Yani Avrupa'ya simidin doğuşu bu ülkeden yayılıyor. Krakow'un mutfak mirasına olan düşkünlüğü tartışılır. Simit müzesi bile açmışlar; baya baya simitlerine değer veriyorlar. Obwarzanek yapımında hamur kaynatılır ve tuz, haşhaş tohumu, peynir, otlar veya baharatlarla doldurulur. Alerjisi olan ne yapsın? Baharat gitmez simide...

BAGEL, MONTREAL VS NEW YORK

Montreal mutfağı her gurmenin bir numaralı durağı olsa gerek. Fransız’ından Meksika’sına her türlü mutfak kültürüne ait bir restoran var. Kanada Montréal'in şöhret iddiası ise: simit. Montreal’e simit nasıl geldi? Simit, Polonya ve diğer Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler tarafından Kuzey Amerika'ya getirildi.

New York ve Montreal'in simit rekabeti, Real Madrid- Barcelona gibidir; asla birbirinin daha iyi olduğunu kabul etmezler. Montreal simidi tamamen farklı bir çörek türü. Farkı nasıl anlayacaksın? Montreal simitleri daha tatlı (hamur şekeri içerir ve balla kurutulmuş suda kaynatılır). Geleneksel olarak odun yakan bir fırında pişirilir ve kabuklara biraz daha fazla gevrek verilir. Amerika'da her şey daha büyük olduğu için, iki tür simit arasında ayrım yapmanın en kolay yolu büyüklükleri olsa gerek. Montreal tarzı olanlar genellikle çok daha küçük ama daha lezzetli.

(Montreal Bagels)

Zaten Newyork’a Türkün Simit Sarayı geldiğinden beri hiçbir bagel’in tadı kalmadı.

GİRDE NAAN, ÇİN

Çayı iyi demleyen bir ülke yanında simidi de unutmaz tabii. Çin de bagel konusunda sokaklarında oldukça bonkör davranıyor. Çin'in herhangi bir sokak pazarına girin; her yerde yuvarlak hamurlu simit yığınları göreceksiniz. Girde Naan bizim simit ile aynı görünse de çok farklı bir şekilde yapılır; çıtır bir kabuk ve kabarık hamur sağlayan tandır fırında pişirilir.

Görünüşü daha çok poğaça gibi; bildiğimiz poğaça bu ya... Neyse, sonuçta simit de poğaça da parlak bir altın kabukla sonuçlanır. Türklerin sevdiği gibi, fırından yeni çıkmış haliyle, çay ya da çorbaya daldırın. Simitleri çok ince bir kabukla hafif bir çiğneme verir.

BRETZEL, ALMANYA

Almanlar Brezel'i tereyağı, hardal ve peynir gibi tatlara bandırmaktan keyif alırlar. Bretzel ünlü Alman fırın ürünlerinden biri. Hamur basit bir mayalı hamur olup, simit haline getirilir, şekere veya kabartma tozuna batırılır, tuz serpilir ve altın rengine getirilinceye dek fırınlanır. Alman bu bükülmüş hamur işlerinden iyi anlıyor. Fırın tezgahları yumuşak, sıkı ve bol tuzlu bu kabuk Bretzellerle dolu! Afiyet olsun.


KUDÜS SİMİDİ, FİLİSTİN

Bu yumuşak, uzun, hafif tatlı simitlerin orijinal tarifinin Kudüs'teki sokak satıcılarının kalplerinde yattığını söylüyorlar. Bilgi babadan oğula geçer, asla açıklanamaz. Gerçek şu ki, bu simitlerin evde yapması hiç de zor değil. Yani öyle tarifi olmayan bir büyüsü yok. Oval şekilli, susam tohumlarında boğulmuş bir simit çeşidi.  Kudüs simitlerini gazetelere sarılmış şekilde, şehrin her köşesinde bulabilirsiniz.

BUBLİK/ SUSHKİ, RUSYA

Rus sushki simitlerden (veya bubliks) farklı, çünkü onlar bir çocuğun bilekliğinin kabaca büyüklüğünde tatlı, gevrek bir çay aparatifi. Şeker suyunda kaynatılan bublikslere nadiren haşhaş tohumu serpiştirilir. Basitçe bir hamur işi.

İSTANBUL SİMİDİ, TÜRKİYE

Çay varsa o var; tezgahında ve kafasında tepsiyle çıtır bir gevrek taşıyan insanlar, ülke çapında ortak bir manzara; simitçiler. Şimdi İstanbul simidi mi desek; Ankara mı, İzmir mi, Samsun mu desek bilemedim ama Türkiye’nin simidi bir başka. Biz kaynatmayız ama o kızaran hamurun üzerindeki susamların lezzeti hiçbir yerde yok. Plajların vazgeçilmezi, her şirketin, metro girişlerinin olmazsa olmazı. Kız kulesine bakan işkembede simidini tırtıklamadan, vapurda martıları doyurmadan Türkiye’nin rakibi olabilirler mi sizce?