Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Dünyanın en eski peyniri Hırvatistan'da bulundu

Ensonhaber.com 2018-09-11 01:54:11

Dalmaçya bölgesinde, bilim insanlarının dünyanın en eski peynirinin kalıntıları olduğuna inandığı nesneler bulundu.

Bilim insanları peynirin 7 bin yıl önce üretildiğini düşünüyor.

Uluslararası araştırmacılar, peynir üretiminin Avrupa'nın dönüşümünde önemli bir etkisi olduğunu söylüyor.

Pokrovnik köyünde bulunan çömlekler üzerinde yer alan yağ asitlerinin peynir kalıntısı olduğunu belirten araştırmacılar, süzgeç benzeri çömleklerle peynir altı suyundan kaymağı ayrıştırarak peynir üretildiğini düşünüyor.

Bilim insanları, bu keşifle en eski peynir üretiminin 2 bin yıl daha geri götürüldüğünü ve insanların yalnızca Bronz Dönemi'nde değil Neolitik Çağ'da da peynir üretimi yaptığının ilk defa ortaya çıkarıldığını söylüyor.

Peynir üretimi insanlık tarihinde büyük bir yere sahip.

Sütten daha kolay taşınabilir ve daha uzun süre dayanan peynirler sayesinde çiftçilik daha soğuk iklime sahip Orta ve Kuzey Avrupa'ya yayılabilmişti.

"PEYNİR, ÇOCUK ÖLÜM ORANINI AZALTTI"

Araştırma ekibinde yer alan Dr. Clayton Magill, keşiflerinin şaşırtıcı olduğunu söylüyor.

Dünyanın dört bir yanından peynir severlerin, bu yiyeceğin kökeni hakkında daha fazla şey öğrenmek istediğini belirten Magill "Süt ve süt ürünleri tüketiminin erken dönem çiftçiler için büyük bir avantaj olduğunu biliyoruz. Çünkü süt, yoğurt ve peynir kalori, protein ve yağ açısından iyi kaynaklardı" diyor ve ekliyor:

GÜVENİLİR GIDA KAYNAKLARI

Daha önce de çeşitli araştırmalarda Taş Devri'nde peynir üretimine dair bulgulara rastlanmış, ancak bunlar yeterli kanıtla desteklenememişti.

Pennsylvania State University'den Dr. Sarah McClure, o dönemde çocukların süt içebildiğini fakat yetişkinlerin çoğunda laktoz intoleransı bulunduğunu söylüyor:

"Peynir bu tabloyu değiştirdi çünkü yetişkinler de yiyebiliyordu.

"Avrupa'nın erken dönem çiftçilerinin süt ve peynir üretimi sayesinde çocuk ölümlerini azalttığını öne sürüyoruz.

"Bu sayede tetiklenen demografik değişimler, tarım topluluklarının kuzeye doğru genişlemesini sağladı."