Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Cervantes Mimar Sinan’ın yaptırdığı camide ameleydi

Ensonhaber.com 2018-06-24 10:21:59

Don Kişot'un ünlü İspanyol yazarı Cervantes, bir zamanlar Mimar Sinan’ın yaptırdığı Kılıç Ali Paşa Camii’nin inşaatında çalışan bir ameleydi.

Selen KALDIRIM/ selen.kaldirim@ensonhaber.com

Dünya edebiyatının çığır açmış isimlerinden biri olan İspanyol yazar Miguel De Cervantes’in Mimar Sinan ile kesişen hayat serüveni oldukça ilginç. Akıl almaz bir deli olan Cervantes’in efsane olan İstanbul macerası, kesilecek elinin derdine düşerek kaçtığı İtalya’da başlıyor, Mimar Sinan’ın amelesi olarak çalıştığı Kılıç Ali Camii’nde son buluyordu.

ELİ KESİLMESİN DİYE ORDUYA KATILDI

1569 yılında Madrid’de bir asilzadeyi yaralayan Cervantes hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Sağ eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacak olan Cervantes, elini ve hayatının bir kısmını kurtarmak için İtalya’ya kaçtı. Hiç parası olmayan Cervantes’in, en sonunda orduya katılmaktan başka çaresi kalmamıştı.

OSMANLI’YA KARŞI SAVAŞAN BİR YAZAR: CERVANTES

7 Ekim 1571 tarihinde Korint Körfezi'nde yapılan İnebahtı Deniz Muhârebesi'nde Osmanlıya karşı savaşan haçlılar arasında meşhur bir de romancı vardı: İspanyol yazar Miguel De Cervantes. 1571’de Osmanlı İmparatorluğu donanmasıyla yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’na katılan Cervantes, Marquesa adını almış bir kadırgada kalıyordu.

BU SEFER DE OSMANLI ELİNİ ALDI

Savaş sırasında iki defa göğsünden yaralanan Cervantes, aynı zamanda bir top güllesiyle de elini kaybetmişti. Elini kaybetmekten korkup kaçan ünlü yazar, elini İnebahtı’da Osmanlı toplarına kaptırdı.

MİMAR SİNAN'IN EMRİNDE ÇALIŞTI

Beş yıla yakın Akdeniz’de dolanan ve bu süre zarfında sürekli Osmanlı askerleriyle savaşan Cervantes, “El Manço Lepanto” yani, İnebahtı Çolağı lakabıyla ün saldı. Bu esirler arasında çilekeş Cervantes de vardı. İnebahtı'da Osmanlı leventlerine esir düşen İspanyol yazar Cervantes, İstanbul'a getirilmiş ve Tophâne'deki Kılıç Ali Paşa Cami'nin inşâsında taş taşıyarak Mimar Sinan'ın emrinde çalıştı. Yani amelelik yapıyordu. Buradaki yoğun çalışmalarından ötürü serbest bırakılan Cervantes ülkesine kalan teke eliyle geri döndü.

‘’ŞEYTAN GÖRSÜN YÜZÜNÜ’’

Cervantes İstanbul macerasından ayrılırken şu dizeleri söyler:

''Elveda anlı şanlı İstanbul,
Elveda Pera ve Pelmas, Elveda
Chufiti merdiveni ve hatta Guedi
Elveda,
Güzelim Visitax Bahçesi, Elveda,
Santa Zofia dediğiniz büyük tapınak
Şimdi artık büyük bir mescitsin
Elveda Taraçanas, şeytan görsün yüzünü!''