Buram buram tarih kokan kent: Aspendos

Turizmin başkenti Antalya'da yerli ve yabancı turistlerin en fazla ziyaret ettiği ören yerlerinin başında gelen Aspendos Antik Kenti, mimarisiyle ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.

Ensonhaber.com
AA
08.09.2018 12:59

Antalya'da günümüze kadar ayakta kalmış ender antik tiyatrolardan birine ve su kemerlerine sahip Aspendos Antik Kenti, asırlara meydan okuyor.

Serik ilçesindeki Aspendos, turizmin başkenti Antalya'da yerli ve yabancı turistlerin en fazla ziyaret ettiği ören yerlerinin başında geliyor.

KENTİN TİCARİ VE SİYASİ ÖNEMİ

Antik kent, oturma sıraları ile sahne binası bir bütün olarak yapılan antik tiyatro, bir kilometre uzunluğundaki su kemerleri ile dikkati çekiyor.

Ayrıca sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan 2 bin yıllık iki katlı dükkanlar ve stoa (sütunlu galeri) kompleksi, kentin ticari ve siyasi açıdan önemini gözler önüne seriyor.

LİMAN KENTİ

Aspendos Antik Kenti Kazı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Veli Köse, şehrin her ne kadar kıyıdan kuş uçuşu 12 kilometre içeride yer alsa da bir liman kenti olduğunu belirterek, bu durumun eskiden kente siyasi ve ticari avantajlar sağladığına işaret etti.

"KAZILARA DEVAM EDİYORUZ"

Veli Köse, "Bu sene dükkanlar-stoa kompleksinin olduğu bölgede kazılara devam ediyoruz. Özellikle iki katlı dükkanlar ve stoa kompleksinin etrafını dolaştığını düşündüğümüz caddenin kazısını gerçekleştiriyoruz. Dükkanlar bir şablondan çıkarılmış gibi yapılmış iki katlı odalardan oluşuyor. Dükkanların arkasında bir oda sırası daha yer alıyor. Odaların ofis olarak kullanıldığını ve bazı önemli malzemelerin satış yerleri olarak kullanıldığını düşünebiliriz. Kazıların gösterdiği, dükkanların 300-350 yıl kadar kullanıldığı. İleride kompleksteki kazılarımız ilerlediğinde dükkanların ilk kullanımı hakkında daha farklı şeyler söyleyebileceğiz." dedi.

SU KEMERLERİ

Arkeologlar için Aspendos Antik Kenti'ndeki su kemerlerinin belki de antik tiyatrodan çok daha önemli olduğunu dile getiren Veli Köse, neredeyse bir kilometre boyunca uzanan günümüze kalmış su kemerlerinden çok fazla olmadığını ifade etti.

"MÜHENDİSLİK HARİKASI"

Su kemerinin 2 sifonunun ayakta kalmış olmasının da ayrıca önemini vurgulayan Köse, "Su kemerlerindeki sifonlar yaklaşık 25 kilometre uzaktan gelen suyu kente basmak için yavaşlatıyor, orantılı hale getiriyor. Hakikaten bir mühendislik harikası." dedi.