Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Bizans üzerindeki Osmanlı başkenti

Ensonhaber.com 2018-06-20 18:08:14

Bizans dönemindeki İstanbul’un dokusu üzerine inşa edilen Osmanlı yapılarını, panoramik açıdan analiz edeceğiz.

Aybüke SENGİR / aybuke.sengir@ensonhaber.com

Fotoğrafın ön kısmında Osmanlı mimarisinin nadide eserleri, arka planda da tarihi yarımadanın başlıca camileri görülüyor. Bundan tam 278 yıl önceki İstanbul panoramasının, fetihten sonraki sürecini inceleyeceğiz.

Büyük halini görmek için tıklayınız.

TOP KAPISI

Haliç ve Marmara surlarının birleştiği, bugün Sarayburnu denilen bölgede, Bizans devrinde kentin büyük kapılarından biri bulunuyordu. Azize Barbara adı verilen bu kapının arkasındaki arazide bulunan sarayı korumak için Osmanlı döneminde toplar yerleştirilmişti. Bu nedenle kapı, Topkası adıyla anılır olmuştu. Sultan II. Mahmud döneminde inşa edilen büyük ahşap saray inşaatı sırasında bu kapı yıktırılmıştı.

SARAY-I CEDİD (TOPKAPI SARAYI) HAREM CEPHESİ

Bugün Topkapı Sarayı denilen sarayın Haliç’e bakan cephesinde III.Murat döneminden itibaren gelişen Harem dairesinin yapıları bulunuyor.

KAYIKHANE

Topkapı Sarayı’nın bugün Beşiktaş’ta Deniz Müzesi’nde korunan saltanat kayıkları, Haliç kıyısında Sepetçiler Kasrı yanındaki gözlerde bulunuyordu. Kayıkhane, 19. yüzyıl sonlarında harap olduğu için kitabesi Topkapı Sarayı Müzesi’ne kaldırıldı.

SEPETÇİLER KASRI

17. yüzyılda inşa edilen kasr, Bizans dönemi surlarının iki yönde genişletilmesi ile oluşan set üzerine inşa edilmişti. Osmanlı saraylarında benzer yüksek köşklere, sepet köşkü dendiği de biliniyor. Bu yapı, sultan ve Harem sakinleri tarafından Haliç’i, şehri, zaman zaman da burada yapılan törenleri izlemek için kullanılırdı.

YALI KÖŞKÜ

Yalı Köşkü, Sinan Paşa tarafından Sultan III. Murat'a hediye olarak inşa edilmişti. Yapı, sahilde saray surlarının dışında bulunan tek katlı, büyük ahşap bir yapıydı. Sultanların saraya saltanat kayıklarıyla gelip gittiği yer olan bu köşk, aynı zamanda donanmanın şehre geldiği ve şehirden ayrıldığı zamanlarda yapılan törenlerde de kullanılırdı.

AYASOFYA CAMİİ

532-537 yıllarında İmparator İustinianus tarafından kilise olarak inşa ettirilmiş olan bu yapı, 1453'ten sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından cami haline getirildi. Yapının resimde görülen üç minaresi 16.yüzyılda eklenmişti. Ayasofya'nın solunda görülen kubbe de Aya İrini.

SULTANAHMET CAMİİ

Sultan Ahmet'in 17-18 yaşlarındayken inşa edilmesini emrettiği caminin mimarı Sedefkar Mehmet Ağa'ydı. Yapı, Osmanlı döneminde inşa edilen altı minareli bir cami. Caminin Galata yamaçlarından oldukça etkileyici bir görünümü var.

YENİ CAMİİ

Cami ve etrafındaki yapıların inşasına Safiye Sultan'ın emri ile 1598'de başlanmış, ancak 1665'te Hatice Turhan Valide Sultan tarafından tamamlatılabilmişti. İki valide sultanın isteğiyle inşaatta birçok mimar görev almıştı. Yapı üçer şerefeli çifte minareleriyle bir hükümdar yapısı görünümünde.

BEYAZIT CAMİİ

Sultan II. Beyazıt tarafından 1501-1505 yılları arasında inşa ettirilen caminin mimarının kimliği hala tartışılmalı. Teke şerefeli iki minaresiyle cami, Haliç silüetinde izlenebilir.

SARAY-I ATİK (ESKİ SARAY)

Fetihten hemen sonra Fatih, ilk sarayını kentin merkezinde geniş bir alana inşa ettirmişti. Etrafı duvarlarla çevrilen bu geniş alanda birçok köşk ve kasr yapılmıştı. 1470 tarihlerinde bugün Topkapı Sarayı denilen yapılar inşa edilince, ilk yapı '' eski saray'' olarak adlandırılmıştı. 19. yüzyılın başlarında ortadan kalkan bu saray yerine bugün, İstanbul Üniversitesi'nin birimleri olarak kullanılan Seraskerlik binaları yaptırılmıştı.