0 0 0
Facebook Twitter Whatsapp Mail At Kopyala

Berat Alanyalı’dan Bozkır Gecesinde Bir Tren

Ensonhaber.com 16.08.2017 20:19

Alanyalı, kısa bir aradan sonra okurlarına yeni kitabıyla tekrar merhaba diyor.

1961 yılında Ankara’da dünayaya gelen Alanyalı, dergi, radyo ve televizyonlarda çalıştı. Metin yazarlığının yanı sıra daha önce yazdığı eserlere yenilerini eklemeye devam ediyor.

Öyküleriyle çeşitli edebiyat dergilerinde ve seçkilerde yer aldı. İlk öykü kitabı Tin Kovuğu 2007’de yayımlandı. Beş sene sonra okurlarla buluşan ikinci öykü kitabı Ömrün Yazı ile Ömer Asım Aksoy Ödülü’ne değer görüldü. İki sene sonra ise üçüncü öykü kitabı Keşiş Örümceği piyasaya çıktı. Hikâye alanında başarılı grafiğini sürdüren yazar, masallar da kaleme aldı.

Bunlar;

Neşeli Orman’ın Şair Kurbağası, Neşeli Ormanı’nın Çevrecileri, Yaramaz İki, Neşeli Orman’ın Bateristleri.

Uzun yıllara yayılmış yazma serüveninin bir başka ürünü olan Bozkır Gecesinde Bir Tren, kitabıyla Berat Alanyalı sevenlerine yepyeni öyküler sunuyor. Yazarın, sivri kaleminden damıtılmış, ince zekâyla harmanlanan öyküler okurlarda tat bırakıyor. Alanyalı’yı tanıyan okurları bu kitapta da aradığını bulacaklar.

OKUMA LİSTENİZE ALIN

Hikâyeciliğe getirdiği yeni solukla adından sıkça söz ettiren Alanyalı, yeni kitabıyla da konuşulmaya devam edileceğe benziyor. 23 hikâyeden ve 100 sayfadan oluşan kitap içinde çok şey barındırıyor. Bir solukta okuduğum öyküleri çok beğendim. Yolcu ile başlayan hikâye Tin Kovukları ile son buluyor. Berat Alanyalı’nın nefis kaleminden çıkan öykülerini okuma listenizin arasına alabilirsiniz.

YOLCU ÖYKÜSÜNDEN TADIMLIK…

Pek aldırmadı bana.

Karıştırdığı kitaptan şöyle bir kaldırıp gözlüklerinin üzerinden baktı. Bir an. Gözündeki soru kavrayışın ışığıyla yer değiştirdiğinde, bir hafif gülümseme, bir baş selamı, o kadar. Olağan bir şeye bakıyormuş gibi aldırışsız. Gözleri kitabında, çalışma masasına yöneldi, önündeki deftere not almaya koyuldu. Oracıkta ne zamandır kendisini izlediğimi merak bile etmemişti. Oysa çok uzak yollardan gelmiştim.

Ne güzergâhı biliyordum ne varacağım yeri. İçgüdü ya da düş gücü; bulmuştum işte. Geniş bahçeden süzülerek geçmiş, aralık kapının eşiğinde durmuş, gölge sessizliğiyle ona ve dünyasına bakıyordum. Merak ve heyecan soluğumu kesmişti.

Kısa saçları kırlaşmıştı. Alabildiğine sade.

Anımsadığımdan daha uzun görünüyordu. Hiç olmadığı kadar zayıftı, belki ondan. Kaşlarının arasındaki derin çizgiye aşinaydım. Ya göz kenarlarında, dudak üstünde, boynunda belirmiş çizgiler…

Ne çok zaman! Uzun yaşamanın armağanları olarak bir takı değeriyle taşıyor onları, belli.

Bozkır Gecesinde Bir Tren sizleri öykü şenliğine davet ediyor.

Kitap sayfası için iletişim: [email protected]