Ankara Kalesi, eskimeyen mahalle kültürünü de yaşatıyor

Başkent'in önemli sembollerinden Ankara Kalesi, ziyaretçilerine eşsiz bir kent manzarası sunuyor.

Ensonhaber.com
AA
13.08.2018 16:28

Ziyaretçilerine eşsiz bir kent manzarası sunan Ankara Kalesi, başkentin önemli sembolü olarak dikkati çekiyor.

Hem savunma hem de yerleşim amaçlı kullanılan surlarla çevrili alanda, tarih yolculuğu yapmanın yanı sıra eskimeyen mahalle kültürü de gözlemlenebiliyor.

SEYAHATNAMEDE YER ALDI

17'nci yüzyılın ortalarına doğru kenti ziyaret eden Evliya Çelebi, kaleden "Ankara'nın yüksek bir dağın tepesine dört kat beyaz taştan yapılmış sağlam bir kalesi vardır. Kale iç içe üç kat surlarla çevrilidir. İç kalenin çevresi kayalıktır. Bu yalçın kayalardan kaleye tırmanmak çok zordur. İçkalede toplar, çeşitli silahlar, cephane ve 600 ev bulunur. İçkale aşağılarda ikinci sıra surlarla çevrilidir. Dağın eteklerinde ise üçüncü sıra dış surlar yer alır. Bu dış surlarla tüm kent güvenlik altına alınmıştır." şeklinde bahsediyor.

STRATEJİK KONUMDA

Milattan Önce 33 ile 476 tarihleri arasında inşa edildiği tahmin edilen kale, hemen hemen her dönemde birtakım değişimler yaşamış olsa da tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşuyor.

Konumu itibarıyla Ankara'yı her cepheden görebilecek stratejik bir tepeye konuşlandırılan kale, tarih boyunca bölgede hüküm süren devletler tarafından kenti savunma amacıyla ordugah, mühimmat deposu ve gözetleme merkezi olarak da kullanılmış.

TARİHİ SAAT KULESİ

Testere dişi şeklinde kulelere sahip kalenin Hisar Kapısı ismiyle anılan ana giriş kapısının üstünde İlhanlı Devleti'nin büyük hükümdarı Ebu Sait Bahadır Han adına bir vergi kitabesi bulunuyor.

Dönemin ticaret ve vergi kanunnameleri için önemli örneklerden sayılan kitabenin yanı sıra Hisar Kapısı'nın solunda 1885 yılında Fransızlara yaptırılmış bir saat kulesi yer alıyor.

Küçük meydanlara sahip kalede, her meydan farklı bir pazar yeri olarak kullanılmış. Atpazarı, Samanpazarı ve Koyunpazarı meydanları, her dönemde ticaret ve toplanma merkezi olarak kullanılan bölgeler olma özelliği kazanmış ve günümüzde de bu özelliğini koruyor.

KALENİN İÇİNDE TARİHİ YOLCULUK

Kalenin duvarlarındaki işçilik sayesinde duvarların aşama aşama hangi dönemde örüldüğünü anlamayabilmek mümkün.

Alt sıradaki taşların Roma döneminde, onun üstünde Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait duvar işçiliğiyle yerleştirilen taşlar, Ankara Kalesi'nin tarih içindeki yolcuğunu anlatıyor.

CUMHURİYET TARİHİNİN İLK MÜZESİ BURADAYDI

Türk bayrağının dalgalandığı kale olan Akkale, İçkale'nin sınırında bulunuyor. Ziyarete kapalı olan bu mekan, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin koruması altında. Sarp bir yamaca dikilmiş bu kale surları bölgenin en yüksek noktasında bulunuyor.

Akkale ismiyle anılan surlar Selçuklu döneminde yapılırken, içeride kalan İçkale surları 15'inci yüzyılda Celali İsyanları sırasında güvenlik amacıyla inşa edilmiş. Kale bu dönemlerde 15 - 20 kişilik küçük garnizonlara da ev sahipliği yapmış.

Kaledeki ilk müze, 1921 yılında Atatürk'ün telkinleriyle kurulan Eti Müzesi Ankara Kalesi'nin en yüksek burcu olan Akkale'de kurulmuş ve 1948 yılına kadar Cumhuriyet tarihinin ilk müzesi olarak hizmet vermiş.

Kalede ayrıca bir kuşatma sırasında içeridekilerin dışarıya çıkmasını sağlayacak gizli geçit ve kapılar bulunuyor. Her ne kadar günümüzde bu geçitler kapalı olsa da kaleye dışarıdan bakınca bu kapıların sütunları görülebiliyor.