Facebook Twitter Whatsapp Mail At

Analistlerden sosyal medyada manipülasyon uyarısı

Ensonhaber.com 2018-08-14 07:17:44

Türk Bankacılık sistemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan analistler bankacılık sektörünün döviz riski olmadığı söyledi.

Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin 2001 krizinin Türkiye için çok önemli derslerin çıkarıldığı kritik bir dönem olduğunu belirterek "Krizin, ödettiği bedel kadar Türkiye'ye kazandırdığı çok önemli tecrübeler oldu. Bunun en önemlisi bankacılık sektöründe yapılan düzenlemeler çerçevesinde açık pozisyonların kapatılması oldu. Türk bankacılık sektörünün herhangi bir şekilde döviz riski bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.

"GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILDI"

2001 krizinden çıkarılan derslerle BDDK ve siyasal yöneticilerin gerekli yasal düzenlemeleri yaptığını anımsatan Alkin, böylece sektörün açık pozisyon taşımasının önlendiği ve kurlardaki hareketlerden bankaların bilançosunun direkt olarak etkilenecek diye bir endişenin ortadan kalktığını söyledi.

Alkin, 2001'de BDDK ve diğer kurumların krize karşı koordineli çalışma kültürüne sahip olmadığını kaydederek, bugün kurulduğu günden bu yana bankacılık sistemini düzenleyen ve etkin denetlenmesi noktasında tecrübe kazanmış bir BDDK'nın olduğunun altını çizdi.

"EKONOMİ AKTÖRLERİNİN YALNIZ BIRAKILMAYACAĞI MESAJI VERİLDİ"

Kurumların edindiği tecrübeler ışığında geçen perşembeden bu yana derslerine iyi çalıştığı ve pazar gecesinden itibaren koordineli bir şekilde açıklamalar yaptıklarını anımsatan Alkin, bu adımların, ekonomi aktörlerinin yalnız bırakılmayacağı mesajını verdiğini söyledi.

"EKONOMİNİN YÜZDE 50'Sİ PSİKOLOJİ YÖNETİMİ"

Alkin, ekonominin yüzde 50'sinin psikoloji yönetimi olduğunu vurgulayarak, cuma gününden bu yana seri bir şekilde toplantılar yapan ve alınan kararları hayata geçiren ekonomi yönetiminin, piyasa psikolojisini etkili bir şekilde yönettiğini dile getirdi.

SOSYAL MEDYADA MANİPÜLASYON UYARISI

SPK, BDDK gibi Türkiye'yi manipülatif, ekonomik savaşa sürükleyen çevrelerle temas içinde olan veya onların emirleri altında olduğu düşünülen tüm internet haberleşme kanalları ve sosyal medya hesaplarına karşı etkin bir tarama, tespit ve cezalandırma sürecini yürütmesi gerektiğini söyleyen Alkin değerlendirmesine şöyle devam etti: "Güçlendirilmiş iletişim stratejisinin bir boyutu da ekonomi yönetiminin aldığı tedbirlerin etkinliğini kırmaya yönelik, ekonominin zor durumda olduğu izlenimini vermeye çalışan kişi ve sosyal medya hesaplarına asla izin vermeyecek gözetim ağının çalışması gerekiyor. Kurumların yasalarda yer alan ama bugüne kadar çok fazla uygulamadıkları tüm cezaların, manipülatif haberleri yapanlara, sosyal medyada yalan yanlış söylemlerle provokasyon yapanlara karşı en ağır şekilde uygulanması gerekmektedir."

"SADECE YETKİLİ KURUMLARIN AÇIKLAMALARINI DİKKATE ALIN"

Alkin, vatandaşların da yetkili kurumların açıklamalarının dışında sosyal medyada kaynağı belirsiz haber ve açıklamaları dikkate almamaları, bu gibi ekonomimizi zor sokma hedefiyle çalışan kişi ve grupların oyunlarına gelmemelerinin kritik önemde olduğunu dile getirdi.

"BANKALARIMIZ ÇOK SAĞLAM DURUMDA"

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. İsmet Demirkol da son günlerde bankacılık sektörünün üzerine sosyal medya üzerinden aslı, astarı olmayan, gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapıldığını belirterek, "Öncelikle belirtmek gerekirse bankalarımız çok sağlam durumdadır. Döviz mevduatlarının belli bir kur üzerinden TL’ye çevrileceği, döviz veya TL mevduatlarına el konulacağı gibi söylentiler asla gerçeği yansıtmamaktadır, Türk Bankacılık Sistemi, BDDK ve SPK ile koordineli hareket etmektedir." şeklinde konuştu.

"BANKACILIK SİSTEMİNİN AÇIK POZİSYON RİSKİ YOK"

Şu an içinden geçtiğimiz sürecin 2001 krizinden en temel farkının bankacılık sisteminin açık pozisyon riskinin bulunmaması olduğunun altını çizen Demirkol, dolayısıyla tasarruflar için en güvenilir alanın bankalar olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti.

"BİR YILA KADAR DÖVİZ BORÇLARINI ÖDEMEK MÜMKÜN"

Demirkol, finansal kesim dışında 217 milyar dolar civarında açık pozisyon bulunduğunu, ancak kısa vadeli olarak reel sektörün net 7 milyar dolar civarında artı pozisyonda olduğunu anımsatarak,değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Bir başka ifade ile, bir yıla kadar döviz borçlarının ödenebilmesi ve çevrilebilmesi mümkün gözükmektedir, uzun vadeli dış borçlarımızın ödenebilmesi için üretime dayalı, yüksek teknoloji ve katma değerli yatırımlar desteklenerek kur riskinin önüne geçilmesi gerekmekte olup, toplumun tüm kesimlerinin sağduyulu hareket etmesi gerekmektedir."

"EKONOMİNİN TEMEL DİNAMİKLERİNİ YANSITMIYOR"

AA Finans Analisti ve Stratejist Cüneyt Paksoy ise son dönemde iktisadi ve ekonomik temellerden uzak, özellikle kur üzerinden gelişen ve spekülatif şekilde ilerleyen fiyatlamaların Türkiye ekonomisinin gerçeğini ve temel dinamiklerini yansıtmadığını vurguladı.

Türkiye kamu maliyesinin görece güçlü bir durumda olduğunun altını çizen Paksoy, "Toplam borcun GSYH'ya oranı hala normal düzeylerde ve birçok Avrupa ülkesinden daha iyi durumda. Son dönemde açıklanan mali tedbirler, sıkı maliye politikası vurgusu ve enflasyonla mücadelede mali disipline sadık kalınacağı söylemi bu alanda bugüne kadar işleyen pozitif çıpa ortamının devamı anlamında önemli detaylardır." dedi.

Paksoy, Türkiye'nin ikinci önemli çıpasının güçlü bankacılık sistemi olduğunu belirterek, özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen eleştiri, dedikodu tabanlı haberlerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını kaydetti.

"BDDK SİSTEMİ SÜREKLİ TAKİP EDİYOR"

Bankacılık sisteminin eş zamanlı olarak BBDK tarafından takip edildiğini ve olası sorunların sürekli bankalar birliği ile istişare edildiğini ifade eden Paksoy, "Zaman zaman gerçekleşen stres testleri ile bankacılık sisteminde döviz açığı problemi olmadığı görülmekte ve ciddi finansal şoklara dayanabilme kapasitesi eş zamanlı ölçülmektedir." şeklinde konuştu.

Cüneyt Paksoy, bankacılık sisteminin kendi içsel dinamikleri ve temel rasyoları ile kısa-orta vade adına önemli bir problem yaşama riskinin masada olmadığını, BBDK'nın sermaye yeterlilik rasyosu tarafında bankacılık sistemini rahatlatma adına kullanabileceği hala önemli bir alan bulunduğunu dile getirdi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'ndan (SETA) yapılan açıklamaya göre ise, finans piyasalarında son derece spekülatif bir dönem yaşandığı belirtildi.
BDDK'nın bankalarla olağanüstü toplantı yaptığı, dolar kurunun sabitlenmesi, dövizlerin devlet eliyle TL'ye çevrilmesi gibi asılsız haberlerin bazı çevrelerce özellikle dolaşıma sokulduğu belirtilen açıklamada, "Manipülatif haberleri ortaya çıkaranlarla ilgili Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) inceleme başlatacağını açıklaması bu tür şayiaların önüne geçmek için yerinde bir hamledir. Ekonomi yönetiminin ve kurumlarının piyasalarla iletişim kanallarını etkin bir şekilde kullanması durumunda bu tür manipülatif haberlerin önüne ciddi ölçüde geçilebilir." ifadeleri kullanıldı.

"PUSLU HAVALAR SPEKÜLATÖRLERİN EN SEVDİĞİ DÖNEMDİR"

Açıklamada vatandaşların ilgili kamu kurumlarının resmi açıklamalarını dikkate alarak hareket etmesi gerektiği belirtilerek, "Puslu havalar spekülatörlerin en sevdiği dönemlerdir. Piyasalarda oynaklığın yüksek olduğu böyle dönemlerde manipülatif haber akışını ve spekülatörlerin hareketlerini takip ederek yatırım pozisyonu almak yerli yatırımcıların ciddi maddi zararlarla karşılaşmasına neden olabilir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda vatandaşların yetkili mercilerden gelecek açıklamaları dikkate alarak yatırım pozisyonlarını şekillendirmeleri gerekmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.