12 0 0
Facebook Twitter Whatsapp Mail At Kopyala

ABD tarihine yer edinen Türkiye'nin insan hakları tutumu

Ensonhaber.com | Haber Merkezi | 26.01.2018 16:09

Türkiye, insan hakları denilince geçmişten bu yana hukuku, adalet ve insanlığın en önemli savunucularından biri oldu. Hatta bu uğurda ABD ile hiç bilinmeyen, duyulmayan bir kriz bile yaşadı.

Enes Taha ERSEN / [email protected]

Yakın tarihimizin en büyük insan hakları ihlali ABD'de yaşanan siyah-beyaz ayrımı olarak bilinir.

Beyazlar ile aynı yerlerde seyahat edemeyen, aynı koltuklarda oturamayan, aynı yerlerde yemek yiyemeyip aynı yollarda dahi yürüyemeyen siyahlar toplumda her zaman dışlandı. Martin Luther King'in toplumu için özgürlük aradığı yıllarda uluslararası toplumdan destek bulamayan siyahlara Türkiye'nin kucak açtığı, aradıkları uluslararası desteği Türk Büyükelçiliğinde buldukları yıllar sonra ortaya çıktı. Hem de büyük bir kriz pahasına...

ERTEGÜN KARDEŞLER'DEN TARİHİ ADIM

Ahmet ve Münir Ertegün ABD'de yaşayan Türklerdi. Babaları olan  Nasuhi Ertegün diplomat ve Washington Türkiye Büyükelçisiydi. Ahmet ise müzisyendi İkisinin de ortak sevgisi olan müzik ise hem siyahilerin konser problemlerini çözecek, hem de toplumda yaşadıkları itibarsızlaştırma çalışmalarına son verecekti.

O dönemde ABD bulunan bu iki Türk, müzik ve insanlık tarihini değiştirecek büyüklükte bir adım atarak, Türk kültürlerinden gelen insan haklarına saygı ve adalet meşalesini ABD'de de yakacaklardı.

BLUES-JAZZ VE İMKANSIZLIKLAR

1940'larda ABD'de özellikle siyahiler için inanılmaz bir müzik tutkusu vardı. Blues-Jazz akımlarını benimseyen siyahiler müzik aşkıyla şarkılar söylüyor, besteler yapıyordu.

Bir aşk şeklinde ilerleyen bu müzik serüveni zamanla ABD'de iyice yaygınlaşmış, müzikseverlerin konser beklentileri oluşmuştu. Ancak şarkıları yapan siyahiler toplumda itibarsız görüldüğü için kimse onlara sahnesini açmıyor, konser yapmalarına izin vermiyordu.

SİYAHİ ADALETSİZLİĞİ VE TÜRK DUYARLILIĞI

ABD'de siyahilerin özgürlük ve eşitlik arayışı 1940 'lı yıllarda büyük kavgalara neden olmuş, hemen hemen her gün gösteriler düzenlenmişti. Başkent Washington'da görev yapan Türk Büyükelçi Münir Ertegün bu şiddet eylemlerine karşı ABD'yi kınayarak tarihi bir adım atmıştı.

Türk Büyükelçiliğinde caz konserine katılan ev sahipliği yapacağını belirten Ertegün, siyahileri büyükelçiliğe davet etti. Tabii bu durum büyük tepkilere neden oldu. O zamana kadar atılmayan bu adım, değer görmeyen siyahilere yönelik önleme çalışmalarını da beraberinde getirdi.

BÜYÜKELÇİLİK KRİZİ

Bu davet ABD yönetimi üzerinde adeta bir şok etkisi yarattı. Siyahi Amerikalıların Büyükelçiliğe alınmamasını istendi. ABD hükümeti Türkiye'ye bu karar üzerine kınama bildirisi gönderirken, Türkiye senatoyu dinlemeyerek siyahi müzisyenleri büyükelçilikte ağırlamaya başladı.

"MÜZİK GECELERİ"

Ertegün'ün bu tavrı büyükelçilikte düzenlenen "müzik geceleri" etkinliklerinin başlamasına sebep oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı konuya ilişkin uzlaşı teklif ederek siyah ziyaretçilerin elçiliğin arka kapısından kabul edilmesini teklif etti. Washington Büyükelçisi Münir Ertegün, büyükelçiliğe gelen Afrikalıların misafir olduğunu dile getirerek tarihi "Eşit olarak herkes gibi ön kapıdan girip çıkacaklar." yanıtını verdi.


Aralarında siyahi toplumun özgürlük hareketinin lideri olan Martin Luther King'in de bulunduğu gruplar ABD'nin tepkilerine rağmen "ön kapıdan" girip konserler gerçekleştiriyorlardı.

POLİS BASKINI VE ERTEGÜN'ÜN TUTUKLANMASI

Aralarında Martin Luther King'in de olduğu bu tarihi pozu çektiren Ertegün ve beraberindeki siyahiler pozdan kısa bir süre sonra polislerin tutuklaması ile karşı karşıya kaldılar.

ABD'ye insanlık dersi vermeyi amaçlayan, siyahilerin de en az beyazlar kadar yaşama hakkının olduğunu göstermeye çalışan Ertegün, Maryland polisi tarafından tutuklandı. Ayrımcılık yaparak yasaları ihlal ettiği belirtilen Ertegün hapse atıldı.


Olay büyük bir diplomatik krize neredeyse dönüşüyordu ki Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen bazı yetkililer bu durumu önledi, ertesi gün de serbest bırakıldı.

ABD TARİHİNE GEÇTİLER

Olayın üstünden geçen yıllar Ertegün ailesinin çabalarını ve başarılarını önleyemedi. ABD müzik endüstrisinde çığır açacak olan Atlantik Records'u kuran Ertegünler, kurdukları müzik şirketinde çok sayıda siyahi sanatçıyı müzik piyasasına entegre ederek Ray Charles, Aretha Franklin, Miles Davis ve Eric Clapton gibi pek çok dünya yıldızını bizlere kazandırmıştır.


Bunlar haricinde siyahiler için önemli bir dayanak olan Ertegünler, siyahi direnişine yaptığı katkılardan dolayı ABD'ye verdikleri demokrasi ve insanlık dersleriyle hatırlanıyor.