Romanya Kraliçesi Maria'nın minareli köşkü

Balçık’taki ev bir camii değil, bir kale değil; Romanya Kraliçesi Maria ve Müslüman balıkçı Hasan'ın aşkını simgeleyen minareli bir köşk.

Ensonhaber.com
Özel İçerik
04.06.2018 10:31

Selen KALDIRIM/ [email protected]

Romanya Kraliçesi Maria'ya, hayran kaldığı Bulgar toprakları üzerinde bir konut inşa edilecekti. Romanya sınırına yakın olan Balçık köyünde inşa edilecek köşk, 1924'de Rumen Kraliçe Maria tarafından yaptırılmaya başlandı. Sarayın tamamı, Kraliçe Maria'nın planlarına ve zevklerine göre tasarlanmıştı. Köşkün üzerinde bulunan camii minaresinin ise, garip bir aşk hikâyesi var.

MİNARELİ KÖŞK

Yapılacak evin bahçesi, Girit labirentini taklit eden bir alana sahipti. Burada kullanılan inşaat malzemeleri Girit adasından getirilmişti. İtalyan Augustino ve Amerigo mimarları, İsveçli Jules Jany Garden Decorator ile birlikte, 1924 yılında evin inşaatına başladılar. Tüm kaynaklarda ‘yazlık Saray’ olarak adlandırılan ‘Tenha Yuva’, aslında büyük yeşillik bir yamaçta yer alan, geleneksel bir stilde köşk, şapeller, değirmen, dereler, çeşmeler, şelaleler, köprüler, kameriyeler, botanik bahçesinden oluşuyor. Bulgar ve gotik stilleri içeren özellikleriyle göze çarpan köşkte bir de minare, Türk hamamı ve Türk mutfağı mevcut. Minare? Evet, Balçık köyüne inşa edilen bu minareli köşkün öyküsünü, kraliçenin Müslüman aşkı Hasan açıklıyor.

RUMEN KRELİÇENİN AŞIĞI ÇOKTU

Maria ilk olarak Rumen veliahtı Ferdinand ile 17 yaşında evlenerek Romanya kraliçesi olmuştu fakat Ferdinand ile evliliği siyasi nedenlerden dolayıydı.  Bu evlilikten üst üste beş çocuk sahibi oldu. Bu arada giyimi, kuşamı ve asaletiyle aşıklarının sayısı da artıyordu. Maria, kocasının sürekli sadakatsizliğiyle birlikte hayatını değiştirmeye karar vermişti.

KÖŞKTE BİRÇOK SANATÇIYI AĞIRLIYORDU

Maria’nın evi ilahi güzelliğin, inanılmaz bir atmosferin ve şiirsel, mistik duygunun birleşimi gibi. Burada Kraliçe Maria, Avrupa aristokrasisinden seçilmiş insanları bir araya getiren muhteşem buluşmalar düzenler, sanat dünyasından birçok ismi ağırlardı.

KENDİSİNDEN 40 YAŞ BÜYÜK AŞKI: BALIKÇI HASAN

“Tenha Yuva '' olarak anılan köşk, Maria’nın aynı zamanda hayatına yeniden başladığı, bunaldıkça kaçıp geldiği bir sığınağı olmuştu. İşte evin üzerindeki minareyi açıklayan o aşk hikâyesi de burada başlıyor; 60 yaşındaki Kraliçe Maria ve onun 20 yaşındaki kayıkçı sevgilisi Hasan...

MÜSLÜMAN KAYIKÇIYA AŞIK OLDU

Kraliçenin çetrefilli aşk hayatı, aynı zamanda ulusal efsanelerin doğuşuna da sebepler veriyordu. Anlatılanlara göre, Müslüman kayıkçı Hasan ile Romanya Kraliçesi'nin aşkı dillere destandı. Yaşadığı köşkte kendine yeni bir hayat kuran Maria’nın; neredeyse her gün kendisini izleyen genç bir çocuk gözüne çarpıyordu. Kraliçe Maria, kendisinden 40 yaş küçük balıkçı Hasan'a vurulmuş, Müslüman kayıkçıya aşık olmuştu. Fakat bir kraliçenin kendinden 40 yaş küçük, Müslüman bir yabancıyla ilişki yaşaması olacak şey değildi fakat gel zaman git zaman kayıkçı Hasan ve Kraliçe Maria yakınlaşmaya başlamış ve çok geçmeden aralarındaki bağ bir aşka dönüşmüştü.

DİLLERE DESTAN BİR AŞK HİKAYESİ

Sanat camiasının kulağına yayılan bu aşk kimsenin hoşuna gitmese de Kraliçe Maria söylenen hiçbir kötü yoruma kulak asmıyordu. Ne yazık ki, kendisinden oldukça küçük olan balıkçı Hasan'ın ölümü, dillere destan bu aşk hikayesini sonlandırdı.

HASAN İÇİN EVİNİN ÜZERİNE MİNARE YAPTIRDI

Maria, kaybettiği aşkı uğruna, özenle inşa ettirdiği evinin üzerine sevgilisi Hasan'ı simgeleyen bir minare yaptırdı. Osmanlı mimarisine hayran olan Maria'nın evinin üzerine yaptırdığı bu minare, kayıkçı Hasan ile aşklarının bir simgesi oldu. Şimdilerde müze haline getirilen evi ve çevresindeki muhteşem botanik bahçeyi ziyaret etmek mümkün.